ALLAHI ZİKRETMEK

Allah’ı Neden Zikretmeliyiz:

Her türlü noksan sıfatlardan münezzeh olan kainatın tek yaratıcısı odur. O ki, yaratan ve öldüren yaklaştıran ve uzaklaştıran güç ve kudret sahibidir anılmaya en layık olanda O’dur.

Adını andığımız Rabbimiz bizim varlık olmamızın tek Mercidir. Rızkımızı veren, ömürlerimizi de belirleyen ve sonunda hesap günü hesapları görecek olanda O’dur. 

Zikir anmak, hatırlamaktır. Gaflette kalmamak ve yaradılış sebebine uygun amel etmek için onun  isteklerini yerine getirmek kendisine yakınlaşmaya vesile olacaktır. O insanı yeryüzünün halifesi yapandır. Size değer veren kendisine yaklaştırmak için peygamberler seçip gönderen de O’dur.

Öyleyse her türlü halde ve durumda tek çözüm bizi bu hale getiren güç ve kudret karşısında ona teslim olup anmak en güzel yoldur. İlk başlangıç dilimizle ve sonra tüm benliğimize nufüz edince de kalbimizle onu anmaya devam etmeliyiz. Kul hem dili ile hemde kalbi ile zikre muvaffak olabilirse Hakka doğru yaptığı yolculukta kamil bir sıfat elde etmiş olur.

Zikir Muhabbeti Oluşturur:

Allah’ı çokça anmak onu sevmeye vesile olacaktır. Allah’ı zikrederler  diri Allah’ı zikretmeyenlerse ölü gibidirler. Seven sevdiğinin adını muhakkak anar. Kalp bu vesileyle belli bir müddet sonra gafletten kurtulacağı için üzerinde bir sevgi tahakkuk edecektir. Bizler Allah’ı zikretmek onu bulmak ve bilmek ona yönelip kulluk edebilmek için yaratıldık. Onu sevmekle diri olunur, mutlu olunur, mesrur olunur. Ona düşmanlık ve buğzetmek beslemek onun emirlerini görmezden gelmek dünyaya ve şeytana muhabbeti artırır. İnsan Rabbini andığı zaman Allah sevgisini ortaya koymuş olur. İşte bu zikirden de kısa zamanda bir muhabbet ateşi vücudu kaplar.

Zikir Bir Diploma Gibidir:

Zikir veliliğin Şahadet namesidir onda başarılı olan kimseye o diploma verilir zikirden uzaklaşan kimse velilikten azledilir. Zikir Allah’a giden yolda çok kuvvetli bir esas, hatta bu yolun temel şartıdır. Zikri daimi olmadan Hakka vuslat imkansızdır. 

Zikir İnsanı Allah’a Yaklaştırır:

Allah’a çokça zikrederler ona yakın olurlar. Aklından, dilden, gönlünden çıkarılmayan bir Allah zikri insanda samimiyet ve ünsiyetin oluşmasını doruğa çıkartır. Bu bir saadettir şereflerin en yücesidir. Zikir Allah ile kul arasındaki soğukluğu, yabaniliği en çabuk gideren yollardan biridir. Onu dili ile kalbi ile ve düşüncesi ile zikir edemeyen kişiler ona karşı en soğuk ve en uzak olan kişilerdir. Bu büyük bir hüsrandır bedbahlıktır .

Allah’ı Anmanın Sana Kazandırdığı Şey Allah’ında Seni Anması:

Bu durum zikrin bir başka meziyetidir.Bu zikire zikirle mukabelede bulunulmasıdır. ” Allah’u Teala beni zikredin ki bende sizi anayım” Bakara Suresi 152 buyurmuştur. Bu Peygamber Efendimiz (sav)’a verilmiş diğer ümmetlere bahşedilmemiş bir lütuftur. İnsan biraz düşünse yaradan sen onu andıkça o da seni daha iyi bir toplulukta anıyor. Rabbini anınca Rabbim kulunun ismini zikrediyor. Bu hal insanın Rabbini zikretmesi için yeterli olmalıdır. Bu insana verilen bir değerdir. Bu değeri’de bilen insan ancak Allah’ı zikreder.

Allah’ı Zikretmek Murakabeyi Doğurur:

Kulun Düşüncesinde, dilinde ve kalbinden eksik olmayan Allah’ı  anmak hali kişinin Allah ile beraber olmasını sağlar. Onun yasakladığı rıza göstermediği bir durumla karşılaşınca asla yaklaşmaz zikir sayesinde beraber Allah ile olan kişi onun buyrukları karşısında hemen buyruğa sarılır ve yerine getirir. Çünkü Allah onunla beraberdir aklındadır, dilindedir, kalbindedir. Onunla adım atar, onunla düşünür onunla söyler. Evet o her an her şeyi görüyor işitiyor ve biliyor bunun böyle olduğu yani Allahu Tealanın her an her şeyi gördüğü bildiği ve işittiğini bütün insanlar tarafından da bilinmektedir o zaman sürekli zikir halindeki kişi bu zikirden bir murakabe sağlar.

Zikir Allah’a Yönelmenizi Sağlar:

Dünya meşakkati yeri sıkıntı ve musibetlerin cirit attığı bir yerdir dünyaya gelen herkes bu sıkıntı ve musibetlerle de karşılaşır kan gözyaşı eksik olmayan bir yapı bu zorluklar ve meşakkatler insanın daha çok Rabbine sarılmasını gerektirir taşmadan sabırla tevekkül ile Allah’a daha çok sarılmak gerekir. Bütün vakitlerinde hangi halde olursa olsun Allah ile beraber olan zikir sahibi Müslüman hangi musibet veya sıkıntı karşısında olursa olsun ona yönelir “inna lillah ve inna ileyhi raciun” der.

İnsan Allah’a yönelmek ve ona sığınmakla bela ve musibetler karşısında Rabbimiz onlar için bir çıkış yolu gösterecektir.

Zikir Marifet Yolunu Açar:

Hasan El Basri (ra) şöyle demiştir: “Manevi lezzeti namazda, zikirde ve Kuran tilavetinde buldunuz ise ne güzel, yok bulamadınız bilin ki kalbiniz kapısı buna kapalıdır. Kişi Allah CC ile arasındaki kopukluk, hırçınlık,  dargınlık bitmiş yerine ünsiyet ve yakınlık ve samimiyet ve muhabbet gelmiştir. Allah CC ne yapmışsa onu boyun büker bulursun o artık şikayet eden değil kanaatle verilene razı olandır.

Allah Cc o kuluna sırlarını gösterir, o kişi için bu bir yücelik ve üstünlük ve bir ayrıcalıktır. Daha önceden bir şey bilmezken Allah’ı çokça zikretmesinden dolayı marifeti arttığını kişi kendisi de görecektir. Kalpte bir hikmet oluşacak kalp kendisinde doğrunun ilhamını verecektir. Hem zikir ehlinin yakaladığı öyle gerçekler, zikir ehlinin yine öyle tespitleri vardır ki bunu başka hiçbir yoldan elde etmek mümkün değildir. Allah’ı zikretmek bedendeki  bütün yapının değişmesine sebebiyet verecektir.

Zikir Ve Kalp:

Denenmiştir ki Kalple yapılan Zikri melekler bilmediği için Allah’a götüremez bundan ötürü kalbi zikir Kul ile Allah arasında bir sırdır. Hz. selh bin tüsteri der ki : “Zikri bırakmaktan daha büyük bir günah bilmiyorum.” Sufyani Servi her şeyin cezası vardır Arif’in cezası ise zikirden kesilmesidir. diyerek zikri bırakmanın bir ceza oluşuna nazarları celb etmiştir. İnsan Allah’ı zikrederken mutluluk ve sürur hisseder zikir kalbin üzerindeki kasveti gafleti söküp atar kalplerdeki karanlıkları aydınlığa çevirir çoğu zaman. 

Allah’ı zikretmek kalplerdeki hüzünü gamı ve kederi giderir. Genişlik verir kalpte adeta rahmet rüzgarları eleştirir kalp Allah’ı zikretmek için atarsa bedenin bütün yapısı değişir. Allah’ı zikreden insanın yüzünün tebessümünün artmasına, gözlerinin içindeki ferrin  ise karşısındaki insana huzur vermesine, vesile olacaktır. Dünyanın en değerli insanı Allah’ı zikredendir.

Lüten Yazıyı Paylaşın Ve Beğenin :
manevidestekdayanisma@hotmail.com
Facebook
Twitter
Pinterest
LinkedIn
Instagram

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir