ASHAP SÜNNETİ NASIL ÖĞRENİYORDU

Ashap Allah’ın Resulü ile birebir hiçbir engel olmaksızın beraber yaşıyordu. Ashabıyla Mescitte, Çarşıda, evde, seferde ve hazarda haşır ve neşir oluyordu. Ashab da Hz. Peygamberin (sav) her sözünü her amelini takip edebiliyorlardı.

Sahabeler, dini öğrenmenin ve kavramanın özel şartı olarak Kur’an-ı Kerim yanında sünnetin bilinmesi gereğine inanıyorlardı. Bu inanç sebebiyle Sahabeler, deyim yerindeyse, Hz. Peygamber’i yakın takibe almışlardı. Onun yaptığı her hareket gözlem altındaydı. O (sav) ise bir gün bile bu durumdan şikayetçi olmamış, peygamber ve örnek insan olmanın neticesine rıza göstermiş, gece-gündüz demeden hayatının izlenmesini, tabii karşılamıştır.

Onlar Allah’ın hidayet ile sapıklık ve karanlıktan kurtulup nura kavuştukları günden beri Resulullah efendimizin dini ve dünyevi hayatlarını örnek edindiler. Bu konuda o kadar arzuluydular ki Resulullah (as)’ın her gün yanına gidemeyenler nöbetleşerek onun yanına gitme bir ortaklık yapıyorlardı.

Ashab-ı kiramdan, Hazreti Peygambere uymanın onun emir ve yasaklarına hassasiyet ve riayet etmenin önemi ön plandaydı. Onlar Onun bütün hayatını sünnet olarak görüyorlardı. Uzak mesafelerden her türlü sıkıntıya katlanıp şer’i bir hükmü sormak için geliyorlardı. Şer’i hüküm öğrenilince herhangi bir işe bakmadan da gerisin geriye dönüyorlardı.

Yaşamlarının her anında karşılaştıkları sorunları çözmek için direkt peygamber efendimize ulaşabiliyorlar, karşı karşıya kaldıkları olayların hükmünü öğreniyorlardı.

Kimi oruçluyken hanımını öpmenin hükmünü soruyor, kimisi ise kadınlık halini  Resullaha gelerek hayızdan nasıl temizleneceğini sorabiliyordu. Sahabenin hepsi Resulullah (as)’ın hallerini ve sözlerini bilmede aynı derecede değil lerdi. Onlardan bir kısmı merkezde bir kısmı ise çölde yaşıyordu. Kimisi ticaret ehli idi, kimisi sanatkardı. Hiç bir iş bulamayıp kendisini ibadete ayıranlar da vardı.

Bir kısmı Medine’de yaşıyor çoğunluk Medine’nin uzağında kalıyordu. Resulullah (as) efendimiz ilim öğretmek için bütün sahabenin katılacağı meclis oturumları yapmıyordu. Ancak cuma ve bayram günleri ara sıra yaptığı umumi toplantılar hariç.

“Hz Peygamber bize usanç verir düşüncesi ve korkusuyla günler içerisinde uygun anlar kollar ve öyle vaaz ederdi.”

Lüten Yazıyı Paylaşın Ve Beğenin :
manevidestekdayanisma@hotmail.com
Facebook
Twitter
Pinterest
LinkedIn
Instagram

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir