ESMALARIN GÜN VE SAATLERİ

Allah Teâlâ’nın isimlerinin zikredileceği vakitler bazı gezegenlerin isimleriyle anılmaktadır şema halinde, bu vakitlerin hangi günün hangi kısmına isabet ettiğini takdim eden alimler vardır. Günün bu kısımları da şu şekilde ayırmışlardır; Sabah, Kuşluk, Zeval, Öğle, Mabeyn, ikindi, akşam.

Allahın cc isimlerini zikretmede, her günün farklı bir dilimine isabet ettiğini söyleyen ulema isimlerin hangi günlerde çekileceğinide listemiştir. İsimlerin zikredileceği vakitler ve günün bu kısımları da şunlardır:

            Güneş: Pazartesi ( mâbeyn ); Salı ( kuşluk) ;Çarşamba( ikindi) ; Perşembe( zevâl) ; Cuma( akşam) ; Cumartesi( öğle );Pazar( sabah.)

      Müşteri: Pazartesi, zevâl; Salı, akşam; Çarşamba, öğle; Perşembe, sabah; Cuma, mâbeyn; Cumartesi, kuşluk; Pazar, ikindi.

Zühre: Pazartesi, ikindi; Salı, zevâl; Çarşamba, akşam; Perşembe, öğle; Cuma, sabah; Cumartesi, mâbeyn; Pazar, kuşluk.

Mirrîh(merih) : Pazartesi, öğle; Salı, sabah; Çarşamba, mâbeyn; Perşembe, kuşluk; Cuma, ikindi; Cumartesi, zevâl; Pazar, akşam.

Kamer(Ay) : Pazartesi, sabah; Salı, mâbeyn; Çarşamba, kuşluk; Perşembe, ikindi; Cuma, zevâl; Cumartesi, akşam; Pazar, öğle.

Utârid: Pazartesi, akşam; Salı, öğle; Çarşamba, sabah; Perşembe, mâbeyn; Cuma, kuşluk; Cumartesi, ikindi; Pazar, zevâl.

Zuhal: Pazartesi, kuşluk; Salı, ikindi; Çarşamba, zevâl; Perşembe, akşam; Cuma, öğle; Cumartesi, sabah; Pazar, mâbeyn.

Şerh-i Esmâ-i Hüsnâ’da belirtilen üsûle göre bu vakitlerde okunacak isimler ve adetleri şunlardır:

Güneş: 1. Allâh (66), 2.er-Rahmân (298), 3.er-Rahîm (386), 4.el-Melik (90), 5.es-Selâm (131), 6.el-Hâlık (731), 7.el-Bârî (204), 8.el-Bâsıt (72). 9.er-Râfi‘ (351), 10.el-Muizz (117), 11.el-Basîr (300), 12.el-Hakem (68), 13.el-Adl (104), 14.el-Gafûr (1286), 15. el-Aliyy (110), 16.el-Hafîd(1481), 17.el-Mukît (550), 18.el-Celîl (73), 19.el-Bâis (573). 20.el-Muhsî (148), 21.el-Hayy (18), 22.el-Kâdir (305), 23.el-Muktedir (744), 24.el-Evvel (37), 25.el-Vâlî (47), 26.el-Afüvv (156), 27.Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm (1100), 28.el-Ganî (1060), 29.el-Mâni‘ (161), 30.en-Nûr (256), 31.el-Hâdî (20), 32.el-Bâkî (113), 33.er-Reşîd (514), 34. es-Sabûr (298).

Müşterî: 1.el-Kuddûs (170), 2.el-Müheymin (145), 3.el-Mütekebbir (662), 4.el-Kahhâr (306), 5. el-Alîm (150), 6.el-Kâbız (903), 7.es-Semî‘ (180), 8. el-Kebîr (231), 9.El-Mücib (55), 10. eş-Şehîd (319), 11.el-Hamîd (62), 12.el-Mübdî (56), 13.el-Kayyûm (156), 14.es-Samed (134), 15.et-Tevvâb (409), 16. el- Muksıt (219), 17.el-Câmi‘ (114), 18.el-Bedî‘ (86).

Zühre: 1.el-Mü’min (136), 2.el-Gaffâr (1281), 3. el-Vehhâb (14), 4.er-Rezzâk (308), 5.el-Latîf (129), 6. eş-Şekûr (526), 7.el-Hasîb (80), 8.el-Kerîm (270), 9. er-Rakîb (312), 10.el-Mecîd (57), 11.el- Vekîl (66), 12.el-Metîn (500), 13.el-Muhyî (68), 14.el-Mâcid (48), 15.el-Berr (202), 16.el-Muğnî (1100), 17.el-Vâris (707).

Mirrîh: 1.el-Azîz (94), 2.el-Cebbâr (206), 3.el-Müzill (770), 4.el-Kavî (110), 5.el-Velî (46), 6.el- Mümît (490), 7.el-Vâhid (19), 8.el-Ehad (13), 9.el-Âhir (801), 10.el-Müntakim (630), 11.ed-Dârr (1001).        

Kamer (Ay): 1.el-Mûsavvir (336), 2.el-Habîr (812), 3.el-Vâsi‘ (137), 4.el-Hakîm (78), 5.el-Vedûd (20), 6.el-Bâtın (62).

Utârid: 1.el-Fettâh (489), 2.el-Azîm (1020), 3.el-Muîd (124), 4.er-Raûf (286), 5.Mâlikü’l-Mülk (212).

Zuhal: 1.el-Hâfız (998), 2.el-Halîm (88), 3.el-Vâcid (14), 4.el-Mukaddim (184), 5.el-Muahhir (184), 6.ez-Zâhir (1106), 7.el-Müteâl (551), 8.el-Nâfi‘ (201). 9. el_Hafid(1481)

Bizim konuya bakışımız yukarıdaki listede de belirtilenden farklılık arz etmektedir. Yapılan çalışmalara saygı duyuyoruz. Bizim için önemli olan kuranda ve Hadislerde belirtilen vakitler, O vakitleri inceleyelim;

وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلْ اِلَيْهِ تَبْتٖيلًا

73.8 – Rabbinin adını an ve bütün benliğinle O’na yönel.
وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَاَصٖيلًا                                                  

33.42 – O’nu sabah akşam tespih edin.

وَمِنَ الَّيْلِ فَاسْجُدْ لَهُ وَسَبِّحْهُ لَيْلًا طَوٖيلًا

76.26 – Gecenin bir kısmında O’na secde et; geceleyin de O’nu uzun uzadıya tespih et.

فَاذْكُرُونٖى اَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا لٖى وَلَا تَكْفُرُونِ

2/152 – “Öyleyse siz, bütün zamanlarınızda beni anın, beni gündeminizden çıkarmayın ki ben de sizi her an bağışlamak ve sevap vermekle anayım…”

وَاذْكُرْ رَبَّكَ فٖى نَفْسِكَ تَضَرُّعًا وَخٖيفَةً وَدُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ وَلَا تَكُنْ مِنَ الْغَافِلٖينَ

7/205 – “Rabbini alçak gönüllülükle, korku ve duyarlılık içinde sesini yükseltmeden, sabah akşam an ve sakın umursamaz kimselerden olma…”

فَاِذَا قُضِيَتِ الصَّلٰوةُ فَانْتَشِرُوا فِى الْاَرْضِ وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَثٖيرًا لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

“…Allah’ı namaz dışında da daima hatırlayın ki mutluluğa erişebilesiniz.” (Cuma, 62/10)

اِنَّ الْمُسْلِمٖينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْمُؤْمِنٖينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِتٖينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِقٖينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِرٖينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْخَاشِعٖينَ وَالْخَاشِعَاتِ وَالْمُتَصَدِّقٖينَ وَالْمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّائِمٖينَ وَالصَّائِمَاتِ وَالْحَافِظٖينَ فُرُوجَهُمْ وَالْحَافِظَاتِ وَالذَّاكِرٖينَ اللّٰهَ كَثٖيرًا وَالذَّاكِرَاتِ اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظٖيمًا

“Gerçek şu ki Allah’a teslim olmuş bütün erkekler ve kadınlar, inanan bütün erkekler ve kadınlar, kendini ibadet ve taata vermiş erkek ve kadınlar, niyet ve davranışlarında doğru ve samimi olan erkek ve kadınlar, sıkıntılara göğüs geren erkekler ve kadınlar, gönülden saygıyla Allah’tan korkan erkekler ve kadınlar, sadaka veren erkekler ve kadınlar, nefislerini kontrol edip her şeyden kaçınarak oruç tutan erkekler ve kadınlar, iffet ve namuslarını koruyan erkek ve kadınlar, Allah’ı durmaksızın çokça anan erkek ve kadınlar var ya, işte onlara Allah bağışlanma ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” (Ahzab, 33/35)

Geceden nasip alabilmek, “istiğfar” ile başlar; tevhîd, salevât-ı şerîfe ve zikrin rûhâniyetine bürünmekle devam eder. Seherlerdeki zikir, yani kulun Mevlası ile buluşması, kalbin ihyası bakımından bulunmaz bir fırsat ve ihmal edilemez bir ihtiyaçtır. Zira cesedimizin maddi gıdaya ihtiyacı olduğu gibi, ruhumuzun da manevi gıdaya ihtiyacı vardır. Cenâb-ı Hak, seherlerde îfâ edilen zikre, sair zamanlardakinden daha fazla kıymet vermektedir.(Osman Topbaş)

“(Onlar:) Sabredenler, doğru olanlar, itaat edenler, (mallarını Allah yolunda) sarf edenler ve seherlerde (sabah namazı vaktinden önce) mağfiret dileyenlerdir.” (Âl-i İmran, 17)

“Şübhesiz ki takvâ sâhibleri, Rablerinin kendilerine verdiğini almış kimseler olarak, Cennetlerde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar, bundan önce iyilik eden kimselerdi. Gecenin az bir kısmında uyurlardı. Seherlerde de onlar istiğfar ederler (mağfiret dilerler)di.” (Zariyat, 15-18)

Okuma Adeti: 5
Lüten Yazıyı Paylaşın Ve Beğenin :
manevidestekdayanisma@hotmail.com
Facebook
Twitter
Pinterest
LinkedIn
Instagram

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir