FATİHA SÜRESİ TEFSİRİ

FATİHA SÜRESİ HAKKINDA GENEL BİLGİ:

Fatiha süresi tercih edilen görüşe göre Mekke’de nazil olmuştur, yedi ayettir.”Ali b. Ebî Talib’den Ali’nin şöyle dediğini bize haber verdi: “Fatiha-i Kitab, Arş’ın altındaki bir hazineden Mekke’de nazil oldu.” (Deylemî; el-Firdevs: 6816, Kenzu’l-Ummal: 2521.)

Besmelenin sureden olup olmadığı ihtilaflıdır. Surenin yirmiden fazla adı vardır. En meşhurları: Fatiha, Ümmü’l-Kitap (Kitabın anası), Ümmü’l-Kur’an, Seb’ul-Mesani (tekrarlanan yedi), el-Hamd (konuşma dilinde Elham)’dır.

İbn Kesir der ki: “Müfessirler şöyle der: Fatihanın kelime sayısı 25’tir. Harf sayısı 113’tür. Buhari Kitabu’t -Tefsir’in başında şöyle der: Bu süreye ümmü’l-kitab adı verilmiştir. Çünkü mushafların başında bu süre yazılıdır. Namaza da bu sure ile başlanır. Kur’an-ı Kerim’in bütün manaları onun ihtiva ettiği manalarda kaynağını bulduğu için bu adın verildiği de söylenmiştir.”

FATİHA SÜRESİNİN NÜZUL SEBEBİ:

Ebu Osman Said b. Muhammed b. Ahmed ez-Zahid, dedesinden, o Ebu Amr el-Hıyeri’den, o İbrahim b. el-Haris ve Ali b. Sehl b. el-Muğire’den, onlar da Yahya b. Ebi. Bükeyr’den, o İsrail’den, o Ebu İshak’tan, o da Ebu Meysere’den bize haber verdi:

“Rasulullah (s.a.v.) ortaya çıktığında kendisine ‘Ya Muhammed” diye nida eden bir münadiyi işitti. Sesi işitince korka korka yürüdü. Varaka b. Nevfel de kendisine dedi ki: “Nida eden sesi işittiğinde sana ne dediğini işitinceye kadar sağlamca dur.” Yine Rasulullah (s.a.v.) görünce ‘Ya Muhammed” diye aynı sesi duydu ve “emrine hazırım” buyurdu. Seslenen dedi ki: “Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna şahitlik ederim de.” Sonra aynı ses O’na Fatiha Süresini sonuna kadar okudu.”(Mürsel hadistir.)

FATİHA SÜRESİNİN FAZİLETİ:

Ahmed b. Hanbelin, Müsned inde rivayet ettiğine göre, Übeyy b. Kab.:

Fatiha süresini Rasulullah (s.a.v.)’a okumuş, bunun üzerine Rasulullah (s.av.) şöyle buyurmuştur: “Nefsimi kudret elinde tutan Allah’a andolsun ki, bu okuduğunun bir benzeri ne Tevratta. ne İncil’de, ne Zebur’da ve ne de Kuran’da indirilmiştir. O seb ‘ul-mesani (tekrarlanan yedi ayet) ve bana verilen yüce Kurandır. Bu hadis-i şerif., Hicr süresinde bulunan Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi (ayeti) ve bu yüce Kuran’ı verdik “Hicr:15/87 mealin deki ayete işaret etmektedir.

Buhari’nin Sahihinde de şöyle rivayet edilmiştir:
“Rasulullah (s.a.v.), Ebu Said b. el-Mualla’ya şöyle dedi: “Sana öyle bir süre öğreteceğim ki o, Kuran’daki sürelerin en büyüğüdür: “اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ” diye başlayan Fatiha süresidir. O. Seb’ul-mesani ve bana verilen yüce Kuran’dır.” Kurtubi Cemiu’l-beyan, 1/133

FATİHA SÜRESİNİN MEALİ:

1- Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla.

2-4- Hamd, alemlerin rabbi, merhamet eden, bağışlayan ve ceza gününün sahibi olan Allah’a mahsustur.

5- Ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz.

6- Sen, bizi doğru yola ilet.

7-Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna. Gazaba uğrayanların ve dalalete düşenlerinkine değil

İstihaze ve “amin” ise icma ile süreden değildir.

FATİHA SÜRESİ TEFSİRİ:

Yüce Allah, layık olduğu şekilde kendisine nasıl hamd etmemiz onu nasıl takdis etmemiz ve ne şekilde övmemiz gerektiğini bize bu süreyle öğretti ve şöyle buyurdu:
1.”Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla”

2.”Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.” Ey kullarım Bana şükretmek ve beni övmek istediğinizde “elhamdulillah” deyin Size olan lütuf ve ihsanından dolayı bana şükredin. Çünkü ben azamet, şeref ve şan sahibi olan Allah’ım. Yaratmak ve icat etmek bana mahsustur. Ben insanların, cinlerin. meleklerin. göklerin ve yerin Rabbiyim. O halde övgü ve zikir, diğer tanrılara değil, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

3. “O, Rahman ve rahimdir” O, rahmeti her şeyi kapsayan ve lütfü bütün mahlukata şamil olandır. Zira O, kullarına, onları yaratmak, rızıklarını vermek ve onlara dünya ve ahiret mutluluğuna götüren yolu göstermek lütfunda bulunmuştur. O, yüce rahmeti büyük ve ihsanı devamlı olan Rabb’dır.

4. “Ceza gününün malikidir” Yüce Allah, ceza ve hesabın malikidir. Ceza gününde, kendi mülkünde tasarrufta bulunan bir mülk sahibi gibi tasarrufta bulunacaktır. “O gün. hiç kimse başkası için hiçbir şeye (fayda ya da zarar verme gücüne) sahip değildir. O gün, herkesin işi Allah’a kalmıştır.

5. “(Ey Allah’ım!)ancak sana kulluk eder ve yalnız senden medet umarız.” Ey Allah’ım, sadece sana ibadet ederiz. Sadece senden yardım isteriz. Senden başka hiç kimseye kulluk etmeyiz. Sadece sana boyun eğer, itaat eder ve sadece sana karşı huşu ve tevazu gösteririz. Ey Rabbimiz! sana itaat etmek ve senin rızanı elde etmek için yalnız senden
yardım isteriz. Çünkü her türlü tazim ve hürmete sen layıksın. Bize yardım etme gücüne senden başka kimse sahip değildir.

6. “Bize doğru yolu göster.” Ey Rabbimiz! Bize doğru yolunu ve hak dinini göster ve bizi ona ilet. Bizi, nebilerine , rasullerine ve son peygamberine gönderdiğin İslam dini üzere sabit kıl. Bizi sana yakın olan kimselerin yoluna girenlerden eyle.

7. “Kendilerine ihsan ve ikramda bulunduğun Peygamberlerin, Sıddıkların, Şehidlerin ve Salihlerin yoluna girenlerden eyle. Onlar ne güzel arkadaştır. Allah’ım! Bizi. doğru yoldan çıkan ve eğri yola giren düşmanlarının zümresine katma. Bizi, senin gazabına uğramış olan yahudilerin veya hak yoldan sapmış olan hıristiyanların zümresine katma. Çünkü onlar senin mukaddes şeriatından çıktılar ve böylece gazaba ve ebedi lanete müstahak oldular. Allah’ım duamızı kabul et.

SÜRENİN HATİMESİ :

Ey tevhid-i zata yönelmiş olan Muhammedi! Allah işini kolaylaştırsın. Burada sana gereken şudur: Kur’an-1 Azim’deki bu “seb’-i mesani”‘yi (yedi ayeti) şamil olan “yedi deniz” hakkında daima teemmül ve tefekkür etmelisin. Bunlar, zat-i İlahinin yedi sıfatının teferruatıdır. bunların adedi yedi kat göğe, yedi kevni gezegene ve onları bihakkın
yönetmeye mutabıktır. Onlardaki semboller bu ayetlerde mevcuttur. Onlar vasıtasıyla, bütün İzafetlerin ve çokluğun yok olacağı zat cennetine girmeye engel olan yedi cehennemin hastalığından kurtulabilirsin.

Ne var ki, sen zahirinde Kuran’ın sözlerinden çıkarılmış olan peygamberin şeraiti ve Mustafa’nın kurallarıyla, batınında da o peygamberin tamamıyla Kuran’ın ayetlerine ve hükümlerine istinat eden, ahlakı ile ahlaklanıp, onun vasıfları ile vasıflanmadıkça, sende bu teemmül ve tefekkür senin için gerçekleşmeyecektir. Peygamberin ahlakı, zahiren ve batınen her şeyi cami olan Kuran’dır. Ona bu ahlak, Rabbinden gelmiştir. Zira kuran, Allah’ın, nebisine indirdiği ahlakıdır. Onunla ahlaklanan gerçekten de kurtuluşa ermiş, bahtiyarlığa kavuşmuştur. Bundan dolayı Hz. Peygamber: “Allah’ın ahlakı ile ahlaklanın” diye buyurmuştur ki, bu ahlak da kuranda zikredilendir.

Fatiha; Kuran’ın en veciz ve en açık bir şekilde seçilmiş halidir. Fatiha üzerinde tefekkür eden bir kimse, Kuran’dan nail olunabilecek her şeye nail olur. Bundan dolayı zat-1 ehadiyyeye meyil ve teveccüh edildiği zaman, yani “şeriat lisanı” ile söyleyecek olursak, namaz esnasında okunması farzdır. Namaz ise, iman ehlinin miracıdır. Çünkü Hz. peygamber,”Namaz müminin miracıdır” diye buyurmuştur. Yine o: “Fatiha’sız namaz olmaz'” diye de buyurmuştur
İşte, ey Kabe-i hakikiye, kıble-i asliye yönelerek namaz kılan kimse! Bu hakikate yakınlaştıran farz namazlara özenle devam etmen ve bu namazları eda etmekle elde edilen hikmet ve sırlara yapışman gerekir buna dikkat et. Eğer Hakk’ın canibine dönmek ve onun kapısına yönelmek istiyorsan, öncelikle abdest almalı, zahiri ve batıni bütün pisliklerin hepsinden temizlenmeli ve haramlardan kaçınmak sana kolay gelinceye ve saptırıcı heva ve heves şeytanlarının vesveselerinden kurtuluncaya kadar nefsinden ve onun şehvetlerinden, arzularından sıyrılmalısın.

KAYNAKLAR:

1- Taberi Tefsiri

2- Safvetü’t Tefasir

3-El-EsasFi’t-tefsir

4-Geylani Tefsiri

Lüten Yazıyı Paylaşın Ve Beğenin :
manevidestekdayanisma@hotmail.com
Facebook
Twitter
Pinterest
LinkedIn
Instagram

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir