HACLA İLGİLİ İBADETLERİN HÜKÜMLERİ

Hacla İlgili İbadetlerin Hükümleri:

Fakihlere göre haccın rükünleri, vacip ve sünnetleri vardır.

Hanefilere Göre:

Haccın Rüknü:

Haccın rüknü ikidir: Arafat’ta vakfe -ki bu, haccın asli rüknüdür- ve ifada (ziyaret) tavafı. Rüknü yerine getirmemek haccın fasid olmasını ve iptalini icap ettirir. Rükün veya farz kesin delil ile sabit olan hükümdür. Vacip ise zanna dayalı bir delil ile sabit olan hükümdür. Eğer bir mazerete binaen onu terk ederse hiç bir şey gerekmez. Şayet mazeretsiz vacibi terk ederse o takdirde kurban kesmesi gerekir.

Haccın Vacipleri:

Bunlar beş adet olup sırası ile şöyledir: Safa ile Merve arasında sa’y, Müzdelife’de vakfe cemreleri atmak, saçı tıraş veya kısaltma ve veda tavafı. Bilindiği gibi tıraş ve Kâbe’yi tavaf, kurbandan sonradır. Kurban kesmek ise kurban günlerine mahsustur, bu günlerden önce kesilmesi caiz değildir.

Haccın Sünnetleri:

İhram için yıkanmak ve kokulanmak. Ayrıca, yalnız hac ediyorsa şöyle niyet edecektir: “Allah’ım hac yapmak istiyorum, onu benim için kolay kıl ve benden onu kabul et.”
Umre yapan kişi ise niyetini şu şekilde yapmalıdır: “Allah’ım! Umre yapmak istiyorum, onu benim için kolay kıl ve benden onu kabul et.
Hac ve umreyi birleştirerek kıran haccı yapan bir kimse de şöyle niyet etmelidir: Fotoğraf açıklaması yok.“Allah’ım! Umre ve hac yapmak istiyorum, onları benim için kolay kıl ve benden onları kabul et.”
Haccın sünnetlerinden biri de her farz ve nafile namazın sonunda telbiye
getirmek ve şöyle demektir.
Bu, Resulullah (as)’ın telbiyesidir.

Mekke’ye gece veya gündüz girmek. Sonra Mescid-i Haram’a Beni Şeybe
kapısından girerek Kabeyi gördüğünde gizlice: “Allah’ı tesbih ve tenzih ederim, hamd yalnız Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür Allah’ım! Şu senin Beyt’indir. Sen onu yücelttin şereflendirdin ve keremlendirdin. Onun yüceliğini, şeref ve keremini artır demelidir.
Mekke’nin dışından gelip yalnız hacceden veya hacla umreyi birleştiren kıran haccı yapan bir kimse Haceru’l-esved’i karşısına alarak kudüm tavafına buradan başlar. Bu arada tekbir getirir ve namazda olduğu gibi ellerini omuzları
hizasında kaldırır. Mümkünse ve hiç kimseye eziyet vermesi söz konusu olmazsa Hacerul-esvedi öpmelidir.

Böylece, Peygamber (a.s)’e uymuş olur. Bu şekilde bir imkanın bulunmaması halinde yalnızca onu karşısına alır, tekbir ve tehlil getirir, Allah’a hamdeder, O’na senada bulunur ve tıpkı namazda olduğu gibi Peygamber (as)a salat ve selamda getirir.

cemaratlar ile ilgili görsel sonucuSonra yedi şavt (Şavt Tavafta Hacer-i Esved’den başlayıp dolanarak yine aynı yere gelmeye, devir denir.) tavafta bulunur. Bunlardan ilk üçünde koşar vaziyette olur (remel yapar) diğer dördünde ise normal yürüyüşte olduğu gibi yürür. Başladığı her şavtta kimseye eziyet vermesi söz konusu olmazsa Hacerü’l-esved’i selamlar.

Rüknü Yemani’nin selamlanması sünnet değildir. Ama yine de onun selamlanması güzel bir harekettir ve müstehaptır. Bu, imam Ebu Hanife’ye göre değil, imam Muhammed’e göre sünnettir.

Tavaf bittiğinde ise Makam-1 İbrahim’de veya Mescid içinde mümkün olan her hangi bir yerde iki rekat namaz kılar. İki rekât tavaf namazı yalnız Hanefilere göre vacip bir namazdır.

Terviye gününden önce yedinci günde, Arefe gününde ve Zilhicce’nin on birinci gününde olmak üzere imamın üç yerde hutbe okumasıda sünnettir, Bu ise, Arefe hutbesi hariç öğle namazından sonra okunan tek hutbedir. Arefe hutbesi zeval vaktinden sonra ve namazdan önce okunan iki hutbe seklindedir.

meşaril haram ile ilgili görsel sonucuArafat’taki Hutbenin Şekli:

Önce Allah’a hamdeder, O’na senada, tekbir ve tehlilde bulunur, İnsanlara vaaz eder, onlara Yüce Allah’in emir ve yasaklarını duyurur. Bu arada, Arafat’ta vakfe, Arafat’tan dönüş ve Müzdelife’de vakfe gibi hacla ilgili ibadetleri anlatır, öğretir.

Sonra imam halka tek ezan ve iki kametle öğle ve ikindi namazlarını kısaltılmış ve cem-i takdimle birleştirilmiş olarak kıldırır. Bunlardan önce ve sonra nafileye yer vermez. Tıpkı Peygamber (a.s)’in yaptığı gibi. İmam bu iki namazda cuma ve bayram namazlarının aksine kıraati gizli okur. Bunda Mekkeli olan ile diğerleri arasında bir fark yoktur. Cuma ve bayram namazlarında imamın açık okuması gerektiği hususu ise bilinen bir durumdur.

Daha sonra namazın hemen ardından imam ve diğer insanlar Arafat’a gider. Arafat’ta güneş batıncaya kadar vakfe yaparlar. Burada, tekbir ve tehlilde bulunurlar, Yüce Allah’a hamd ve sena ederler, Efendimize selam ve salat okurlar. Öte yandan, Yüce Allah’a dua ve niyazda bulunarak ihtiyaçlarını O’na arz ederler, yalvarıp yakarırlar.

Ä°lgili resimGün iyice ışıyıncaya kadar Müzdelife’de kalmak da yine sünnetlerdendir.

Zilhiccenin sekizinci gecesi (Arefe gecesi) Mina’da gecelemek de sünnetlerdendir. Tıpkı Peygamberimiz (a.s)’in Veda haccında yaptığı gibi orada beş vakit namaz kılmak da yine bir sünnettir. Teşrik günlerinden ilk günün gecesi
ile cemre atma günlerinden ikinci günün gecesini Mina’da geçirmek sünnettir. Mina günlerinde Mina dışında gecelemek mekruhtur. Gerçi aksine hareket halinde bir şey gerekmez, ama yine de bu hoş bir davranış olmaz. Mina’da gecelemek vacip değil, sünnettir. Zira, Peygamber (a.s) su dağıtmak maksadıyla Abbas’a Mekke’de
geceleme izni vermiştir.

Akabe cemresini yedi çakıl taşı şeklinde kurban günü güneş doğduktan sonra ve zeval vaktinden önce atmakda sünnettir. Taşların atış şekli de her taşın baş parmak ve şehadet parmağı arasına konmasıyla ayarlanır.

Diğer üç cemre de ikinci ve üçüncü günlerde zeval vaktinden sonra atılır. Her taşla birlikte tekbir getirilir. Hemen belirtelim ki, işe Mescidül-Hayf’ı izleyen birinci cemreden başlanır. Sonra orta ve daha sonra büyük cemre (Akabe cemresi) gelir. Bu arada Akabe hariç her cemreden sonra biraz durup tekbir ve tehlilde  bulunur, Yüce Allah’a hamd ve sena, Peygamber (a.s)’e salat ve selam eder, Allah’tan isteklerde bulunur.

cemaratlar ile ilgili görsel sonucuCemreler (taşlar) ya Müzdelife’den ya da yoldan alınır. Çünkü Peygamber (a.s) böyle yapmıştır. Cemreden aldığı taşları atmış olsa yine de yerini bulur, fakat bu mekruhtur. Yerini bulur, çünkü Efendimiz (a.s) Buhari ve Müslim’in rivayet ettiği hadiste mutlak anlamda”.. .atınız, bir günahı yok.” buyurmuştur.

Akabe cemresinde ilk taşı attığında telbiyeyi keser. Çünkü Peygamber (a.s) Akabe cemresinde ilk taşı attığında telbiyeyi kesmiştir.)

Sünnetlerden biri de Muhassab veya Abtah vadisine inmek. Burası, Mina ile Mekke arasında ve iki dağ ortasında Hucun kabristanı yakınında Mekke girişinde bir yerdir. İşte buraya bir süre inmek sünnettir. Çünkü Peygamber (a.s) Ebu Bekir, Ömer ve Osman (r.a) Abtah’a inmişlerdir.

Umrede Yapılan işler:

Hanefilere göre umrenin rüknü tavaftır. Çünkü ayet-i kerimede: Kabe yi çok çok tavaf etsinler.” (Hac, 29) buyruluyor. Vacipleri ise ikidir: Safa ile Merve arasında sa’y ve saçı tıraş veya kısaltma. Umrenin sünneti de tavafın birinci şavtında Hacerül-esved’i selamlama esnasında telbiyeyi kesmektir.

Lüten Yazıyı Paylaşın Ve Beğenin :
manevidestekdayanisma@hotmail.com
Facebook
Twitter
Pinterest
LinkedIn
Instagram

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir