LEVVAMENİN PERDELERİ

Bismillahirrahmanirrahim

Nefsi Levvame Perdeleri:

Nefsi Levvame’de İki Türlü Perdeleme Vardır, Bunlardan ilki ilahi perdedir. Mürid geçmiş olduğu her nefis makamından bir şeyler alır. Her makamın kendine göre bir rengi, kendine göre bir hali ve karakteri vardır. Bu karakter özellikleri mürid’de yer eder. Bunlar da mürid’de ilahi  bir perde oluşturmaya devam eder.

Allah teala insan ruhunu ulvi alemin bütün kemalleri ile mükemmel kıldı. Bununla birlikte de insanın bedenini süfli alemin özellikleri ile donattı bu iki unsurun birleşmesinden kendi kemallerini ayrıntılı olarak müşahede eder.

Allah’ın Varlığını İnsan Kavrayamaz:

İnsan yazı ile anlatım da eksik kelimeler kullanabilir. Veya tam anlamıyla ayrıntılı anlatamayabilir. Anlatımda eksiklik ihtimali olur ve konunun anlaşılamaması gibi bir durum ortaya çıkar. Sureti görerek anlatmak daha başka olur. İnsan Hak tealanın varlığını tam manasıyla kuşatıp anlayamaz. Ancak yarattığı varlıkları incelemek ile Allah CC nin büyüklüğüne kuşatıcılığına ilminin ne denli sonsuz ve Onun her şeyin üzerinde olduğunu anlar ve tasdik eder.

Her Makamda On Bin Perde:

Maddi ve manevi birliktelikten doğan insan yetmiş bin perde ile karşı karşıya bırakılır. Bunlardan bazıları ulvi bazıları ise süflidir. Kişinin istidadına ve  meşrebine göre on bin perde her makamda hasıl olur. Bu perdelerin kaldırılması yine Allah Talha’nın Kudret eliyle olur.

Bir perde vardır ki bu insanlık perdesidir bu perde ile ruh kapatılır. Mürid gözlerini kapatıp iç alemine yönelse ruhla irtibata geçmeye çalışırsa da, ne kadar dış dünyadan irtibatı kesilse de bu yönelişi perdelenir  bu şekilde de ulvi alemden uzak kalır. 

İnsan her biri nefis makamında on bin perde ile toplamda ise yetmiş bin perdeleme ile karşı karşıya kalır. Allah teala bu perdelerin bazılarının kaldırılmasında peygamberlerin ve velilerin bildirmesiyle  kullarına bu konuda seçme hürriyetini tanıdı. Artık dilerse o perdeleri kaldırır veya kaldırmaz.

Mürid sebeplere tutunarak kendi perdesini kaldırdığı her seferde Allah’da bu durumun karşılığında kendi var ettiği perdeyi kaldırır. Ancak bu durum mürid’in İstidat ve kabiliyetine göre  gerçekleşecektir. Çünkü durumu mürid kendi çabası ile yapabilmesi mümkün değildir. Ancak sülük eden taleplerde adlarına göre mahrum kalmazlar. Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.

Her Makam’da Hakkı Zikir Perdeyi Kaldırır:

Mürid her makamda ”Beni anın ki sizi anayım.” Bakara 152 ayetinde belirtilen hitaba muhatap olur. Yani Allah “Siz perdenizi kaldırmaya çaba gösterin ben de kendi cennetimden kıldığım perdeyi kaldıracağım demektedir.” 

Levvame Nefsin Perdeleri Ve Pişmanlık Ağacı:

Nefsin levvame makamında görülen perdeler genellikle amel perdeleridir. Çünkü kalp makamında mürid salih amellere, Zühde, takvaya fazlasıyla devam eder. Ancak bu amellerin ruhaniyetinden perdeli kalır. Çünkü bu muhabbet vadisidir. Bu makamda mürid talep ettiği şeyin müşahadesinin sebeplerine son derece istekli ve rağbetli olur. Gayretli olur.

Kalbinde artık heva ve pişmanlık ağacının yerini bereketli bir ağaç almıştır. Bu dönüşüm bu ağacın salih amellerle sulanmasını gerekli kılar. Ağacın her budağından çeşitli meyveler elde edilmesine bu yol açar. Müridde bunları toplamakla meşgul olur.

Pişmanlık Ağacı Nasıl Tatlı Meyve Verir:

Göz ağlamakla meyve verir, dilin meyvesi ilim ve hikmettir kalbin meyvesi ise şevk ve muhabbettir nefsin meyvesi ise dünyayı terk etmek zühd ve takvadır kalbin batini olan gönlün meyvesi ise vefa ve güvendir ahiretten yana olan budağın meyvesi ise Cennet ve nimettir, yaratıcıdan yana olan budağın meyvesi ise müşahededir. mürid bunun gibi şeylerle son derece şevklenir ve bunlarla kayıtlanır. Mürid manadan kendini fani kılmıştır ama hali Baki kalmıştır.

Amele Takılmak Ve Orada Kalıp İlerleyememek:

Mürid bu fiilleri yaparken bunun gerekli olduğu ve kötü fiillerinin bu yolla temizleyeceği düşüncesinin kendisinde hakim olmasından dolayı fiilleri ve emirleri yerine getirir. Bu halde müridin asıl gayesi amel olmuş olur. Hal-buki asıl gaye marifetin kendisidir. Amel ise ona bir sebeptir.

Buradan şu anlaşılmamalıdır; Marifeti elde etmek için ameli bırakmak veya marifeti elde edince amel mi terk edilmeli düşüncesine var olmamalıdır. Amel ancak ölünce düşer. İnsanın manevi ilerleyişin de bir son yoktur. İnsanın bilgisinde son yoktur marifette son yoktur.

Amel eğer sadece hedef olarak alınırsa marifet gelişmez. Marifeti geliştir-mek ve dengeyi sağlamak için amellerin arkasına bakmak gerekir. Yani ruhunu anlamak gerekir. Hikmetini anlamak gerekir. Mürid  ilahi kemalleri müşahede edene kadar ve Rabbani marifeti elde edene dek bu amellerin suretlerini ayna yapmalıdır.

 

Okuma Adeti: 2
Lüten Yazıyı Paylaşın Ve Beğenin :
manevidestekdayanisma@hotmail.com
Facebook
Twitter
Pinterest
LinkedIn
Instagram

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir