MEHİR NEDİR

Erkeğin evlenirken eşine verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para veya başka bir mala mehir denir.

Ä°lgili resim
Mehir, evilik sırasında kocanın kadına verdiği bir miktar malın adıdır. Bu mal, tamamen kadının hakkıdır. Kadının yaşı, güzelliği, bekar ya da dul oluşu, tahsili, asaleti, çağı vb. gibi noktalar göz önünde tutularak belirlenir. Ancak bu, ne kadının kendi bedelidir ne de kocanın karısından istifadesine bir karşılıktır; aksine tamamen koca tarafından kadına verilmesi zorunlu olan bir hediyedir. Bu yüzden de Allah Teala, Kuran’da mehire nıhle (yani atiyye, hediyye, bağış) adını vermiştir.

“Bir mehir belirlediğiniz halde onlarla birleşmeden kendilerini boşarsanız, belirlediğiniz mehirin yarısını ödemek size borçtur; ancak kadınların bağışlaması veya nikah bağı elinde olanın hoşgörülü davranması müstesnadır. Hoşgörülü davranmanız takvaya daha uygundur. Aranızda lütufkar davranmayı unutmayın. Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.” Bakara:237

“Kadınlara mehirlerini borcunuzu öder gibi verin. Eğer onun bir kısmını size gönül rızasıyla verirlerse onu da afiyetle yiyin.” Nisa:4

Ä°lgili resim“Eğer bir eşi bırakıp da yerine başka bir eş almak isterseniz, onlardan birine yüklerle mehir vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın. Siz onu, iftira ederek ve apaçık günah işleyerek mi geri alacaksınız?” Nisa:20

“Elinizin altında bulunan cariyeler müstesna, evli kadınlar da size haram kılındı; Allah’ın size emri budur. Bunlardan başkasını, iffetli yaşamak ve zina etmemek kaydıyla, mallarınızla (mehir ile) istemeniz size helal kılındı. Onlarla karı-koca ilişkisi yaşamanıza karşılık kararlaştırılmış olan mehirlerini verin. Mehir kesiminden sonra karşılıklı anlaşmanızda size günah yoktur. Şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir.”,” İçinizden mümin ve hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, ellerinizin altında bulunan mümin cariye kızlarınızdan alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi bilmektedir. Birbirinizden türeyip gelmektesiniz. Öyleyse iffetli yaşamaları, zina etmemeleri, gizli dost tutmamaları şartıyla ve ailelerinin de izniyle onları nikahlayıp alın, mehirlerini de adete uygun olarak verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınların cezasının yarısı gerekir. Bu (cariye ile evlenmek), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir; sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” Nisa:24-25

“Bugün size iyi ve temiz nimetler helal kılınmıştır. Kendilerine kitap verilenlerin yiyeceği size helaldir; sizin yiyeceğiniz de onlara helaldir. Gayri meşru ilişkide bulunmak veya gizli dost tutmak şeklinde değil de meşru bir nikahla evlenmek şartıyla mümin kadınlardan iffetli olanlar ile sizden önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar -mehirlerini verdiğiniz takdirde- size helaldir. Kim inanmayı reddederse ameli kesinlikle boşa gider. O, ahirette de hüsrana uğrayanlardandır.” Maide:5

Nikah akdi, şekil olarak diğer akitlere benzemesine rağmen özde farkıdır. Bu yüzdendir ki alimlerimiz: “Nikah, insanlık değer ve kıymetleri üzerine kurulmuştur. Diğer akitler ise karşılıklı çıkar ilişkilerine dayalıdır.” demişlerdir.

mehir ile ilgili görsel sonucuEn az miktarı Hanefi mezhebine göre on dirhemdir.Mehir, ödenme zamanına göre, mehr-i muaccel ve mehr-i müeccel olmak üzere ikiye ayrılır: Mehr-i muaccel, peşin olarak ödenen mehirdir. Kadın mehr-i muacceli almadan kocanın evine gitmeme hakkına sahiptir. Mehr-i müeccel ise ödenmesi sonraya bırakılan mehirdir. Bu mehrin ödenmesi için herhangi bir zaman belirlenmişse, bu tarih geldiğinde belirlenen mehrin kadına ödenmesi gerekir. Şayet bir vakit belirlenmemişse, nikâhın sona ermesiyle mehir muacceliyet kazanır ve ödenmesi gerekir. Başka bir deyişle, boşanma halinde kocanın bu mehri ödemesi gerekir; ölüm halinde de, bırakmış olduğu mirastan ödenir.

Hz. Peygamber (sa), ashaptan birisini ezberinde bildiği süreleri öğretmesi karşılığında evlendirmiştir.  Hz. Ömer kendi halifeliği döneminde evlilikleri kolaylaştırmak için mehre üst sınır getirmek istemiş, fakat bir kadının “…Onlara kantarla vermiş olsanız da hiçbir şeyi geri almayın…” (Nisâ, 4/20) ayetini delil getirmesi karşısında bu düşüncesinden vazgeçmiştir.

Nasıl ki erkeğin rızkını çoğaltmak için kullandığı aklı, gücü ve girişkenliği kendisine Allah’ın (c.c] bir nimeti ise kadının güzelliği de rızkını temin için kullanabileceği kendisine Allah tarafından bahşedilmiş bir nimettir. Dolaysıyla daha güzel bir kadının mehrinin daha fazla olması tabidir.

Buna rağmen evlenirken her iki taraflı da kolaylık gösterilmesi gerekmektedir. Zamanımızda evlenmek her iki taraf için de çok zorlaşmış, sırf bu yüzden pek çok erkek ve kızımız evlilik çağlarının geçip gitmesine rağmen evlenememekte ve bu yüzden birçok genç de gayrımeşru yollara düşmektedirler.

Lüten Yazıyı Paylaşın Ve Beğenin :
manevidestekdayanisma@hotmail.com
Facebook
Twitter
Pinterest
LinkedIn
Instagram

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir