MUHKEM VE MÜTEŞABİH

Muhkem Ve Müteşabih Ne Demektir:

Kuranı Kerim Hazreti Peygambere indirilirken, onun ayetlerinin bir kısmı herkesin anlayabileceği şekilde muhkem diğer bir kısmı da anlayamayacağı şekilde müteşabih idi. Kuran’daki helal, haram, namaz, oruç, zekat, Hac gibi ahkama taalluk eden kısımlar muhkemdir.

Diğer bir tabirle muhkem manası kolaylıkla anlaşılabilen harici bir tefsire ihtiyaç göstermeyen ve tek manası olan ayetlerdir. Müteşabih ise, birçok manaya ihtimali olup, bu manalardan birini tayin edebilmek için harici bir delile ihtiyacı olan ayetlerdir. Tariflerden de anlaşılacağına göre muhkem açık ve nettir.

Muhem Ve Müteşabih Kuranda Geçmektemidir?:

(كِتَابٌ اُحْكِمَتْ اٰيَاتُهُ)” Elif-lâm-râ. Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından âyetleri sağlam kılınmış, sonra da şu şekilde açıklanmış bir kitaptır:” Hud:1 Buradan Kuranın tamamının muhkem olduğu anlaşılır.

(…اَحْسَنَ الْحَد۪يثِ كِتَاباً مُتَشَابِهاً مَثَانِيَۗ) ” Allah, kendi içinde uyumlu, gerçekleri tekrar tekrar dile getiren bir kitap olarak sözlerin en güzelini indirdi. Rablerinden korkanların onun etkisiyle tüyleri ürperir, sonra yine Allah’ı anmaya yönelerek bedenleri ve kalpleri huzura kavuşur. İşte bu kitap, Allah’ın bir rehberi olup dilediği kimseyi onunla doğruya yönlendirir; ama Allah kimi şaşırtırsa artık ona doğru yolu gösterecek yoktur.” Zümer: 23  ayetinden de kuranın tamamının müteşabih olduğunu anlarız.

(هُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰيَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌۜ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَٓاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَٓاءَ تَأْو۪يلِه۪ۚ وَمَا يَعْلَمُ تَأْو۪يلَهُٓ اِلَّا اللّٰهُۢ وَالرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ يَقُولُونَ اٰمَنَّا بِه۪ۙ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَاۚ وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّٓا اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ) “Sana kitabı indiren O’dur. Onun (Kur’an) bir kısım ayetleri muhkemdir, ki bunlar kitabın esasıdır; diğerleri ise müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve onu (kişisel arzularına göre) te’vil etmek için ondaki müteşâbihlerin peşine düşerler. Halbuki onun te’vilini ancak Allah bilir; bir de ilimde yüksek payeye erişenler. Derler ki: Ona inandık, hepsi rabbimiz katındandır. (Bu inceliği) yalnız aklıselim sahipleri düşünüp anlar.” Ali İmran: 7 ayeti.

İlk iki ayette zikredilen müteşabih ve muhkem kelimelerinin manaları Ali imran 7 ayetinde zikredilen mana ile aynı olmadığını alimler ifade etmektedirler. Kuranın tümü muhkem denilirken onun ıtkanı, nazmının güzelliği ve onda bir ayıbın olmaması yönündendir. Onun müteşabihdir derken de onun ayetlerinin güzellik doğruluk bakımından bir birine benzerlikleri bahis konusu edilmektedir.

Müteşabih ayetlerin tevilleri için alimler “Allah’tan başka kimse bilemez, görüşünü savunurlar”

Asrı Saadette Müteşabihlere Bakış:

Hz. Peygamber (as) müteşabih ayetlere tabi olanlardan sakınmayı emretmektedir. Hz. Ömer(ra)’de bu işi sıkı tutmuştur. İbn Subeyg adında biri bir gün ve Medine’ye gelip Kuran’ın müteşabihatı hakkında sorular soruyormuş bunu haber alan Hz. Ömer (ra) onu çağırıp yaş hurma dalları ile başını kanatıncaya kadar dövmüş ve onun Medine’den memleketine göndermiş, bu şahısla hiç kimsenin görüşmemesini Ebu Musa El Eş’ari ye emretmiştir.

Ragıb el isfehani müteşabih ayetlerin manasına vukuf yönünden üç kısımda incelene bileceğini ifade eder.

1- Bilinmesi mümkün olmayan müteşabihlerdir ki, bunu ancak Allah bilir. Kıyametin vakti gibi.

2- İnsanoğlu sebeplere tevessül ederek onun manasını bilebilir. Mesela, garip kelimeler, muğlak hükümler gibi.

3- İki Madde arasında kalıp, İlimde rusuh sahibi olan bazı zevata tahsis edilmiş diğerlerinden gizlenmiştir.

Genel Olarak Usul Uleması Müteşabihatı İki Kısma Ayırmışlardır:

1- Muhkem ile mukayese edildiğinde manası bilinen

2- Hakikatını bilmeye imkan bulunmayan ayetlerdir.

Mücahid bunları şöyle ifade eder. Muhkem ayetler helal ve harama dair olanlardır. Müteşabihler ise bazı bazısını tasdik ve tefsir eden ayetlerdir. (Sahih Buhari)

Muhkemler nasih, helal, haram, Hudud, feraiz, iman edilip amel edilen hususlardır. Müteşabihler ise mensuh, mukaddem, emsal, yeminler ve iman edilip amel edilmeyen hususlardır.(El-Itkan II.2.)

Müteşabihin menşeinde Şari’in muradının gizliliği bahis konusu olduğuna göre bu gizlilik bazen lafızda bazen manada bazen de her ikisinde birden olur.

Allahın hidayetine inandık diyenler, kalplerinde eğrilik bulunanlar gibi değillerdir. Onlar Rablerinin büyüklüğünü bildikleri halde inkar edenler gibi de değillerdir. Fitne aramak için müteşabih ayetlerin peşinde koşturmaz tabi olup muhkem olanlarla yola devam ederler.

Kaynak: Tefsir Usulü- Prof. Dr. İsmail Cerrahoğlu – TDV Yayınları Eserinden istifade edilmiştir.

Lüten Yazıyı Paylaşın Ve Beğenin :
manevidestekdayanisma@hotmail.com
Facebook
Twitter
Pinterest
LinkedIn
Instagram

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir