MÜŞKİLÜ’L-KUR’AN

MÜŞKILU’L-KUR’AN:

Kur’anı Kerim ayetleri arasında ihtilaf ve tenakuz gibi görülen keyfiyettir ki, aslında Allah’ın Kelamında böyle bir halin mevcudiyeti bahis konusu olamaz. Çünkü Cenab-ı Hak bu hususu bertaraf edecek şekilde beyanda bulunmuştur.

Şöyle ki: “Eğer O, Allah’tan başkası tarafından olsaydı, elbette içinde birbirini tutmayan bir çok şeyler bulurlardı .”(en-Nisâ, 82) Fakat mübtedi olan kimse, cehaletinden dolayı, onun bazı ayetlerin arasında ihtilaf olduğunu zannedebilir. Ondan bu vehmin giderilmesi İcab eder.

MÜŞKÄ°LÜ’L-KUR’AN ile ilgili görsel sonucuGazalinin Bu Konudaki Görüşü:

Gazâliye, yukarıdaki ayetin manasını sorduklarında, ihtilaftan maksat, manalar arasındaki müşterek lafızların ihtilafıdır. Yoksa bu husustaki insanların ihtilaflarını nefyetmek değil, belki Kur’anın zatı hakkındaki ihtilaflara nefiydir. Hakikatte, her hangi bir şey hususunda insanların görüşleri çeşitli olabilir. Dünyayı bazıları medhederken bazıları da zemmedebilir. İşte insan kelam ihtilaflardan beri olamaz. Çünkü insanlar arasındaki bu ihtilaf A’raz ve ahval ihtilafıdır. Fakat Kur’an, tek bir menşeden aynı metod ve aynı gayeyi tahakkuk ettirmek için geldiğinden, önü ve sonu arasında bir ihtilafın vukuu bahis konusu olamaz.

Ayetler arasında tenakuz gibi görülen hususa bir iki örnek verelim:

“Hani Musa ile kırk gece vaidleşmiştik…” el-Bakara 51

“Musa ile otuz gece sözleştik ve ona bir on gece daha kattık.” el-Arâf 142

Bu ayetlerde Cenabı Hak, Hz. Musa ile vaidleşmeyi birinde kırk diğerinde ise otuz gün olarak vermektedir. İki rakam birbirini tutmadığı içinde ise otuz sanki bir tenakuz ( çelişme, insanın bir sözü ötekini çürütmesi, bir sözü ötekine uymaması, karşıtlık, zıddiyet) varmış gibi görülmektedir. el-Araf süresindeki ayette Allah 30 gün vadediyor ve ona 10 gün daha ilave ederek cem’an 40 da istikrar buluyor. Halbuki el-Bakara süresindeki ayet ise istikrar bulmuş olan bu adedi bize bildirmektedir.

“ Şayet adalet yapamıyacağınızdan endişe ederseniz, o zaman bir tane..” (Nisa: 3)

“Kadınlar arasında adalet icra etmenize ne kadar hırs gösterseniz asla güç yetiremezsiniz.” (Nisa: 129)

Birinci ayetteki adl’den maksat, zevceler arasındaki hukuku müsavi derecede tutmaktır, bu vukuu mümkün olabilecek bir şeydir. İkinci ayetteki adl ise, kalbi bir meyildir. Erkek zevceleri arasından birine karşı olan meyline mani olmaya muktedir olamaz. İbn Atiyye, bu ikinci ayetteki adl kelimesini, tam adalet diye vasıflandırmıştır.

Ayetlerin birbirine zit gibi görünüşlerini izale etmek için bazı kaideler vazedilmiştir. Ebu Ishâk el-Isferâyini (0. 418/1027), iki ayet bir birine tearuz halinde bulunursa, iki ayetin nüzul tarihlerine bakılır, önce olan terk olunur, der.

İhtilaf Konusundaki Tercib Kaidesini Şöylece Sıralayabiliriz.

1) Hüküm hususunda Medeni olanlar Mekki olanlara tercih edilir.

2) İki hükümden biri Mekke ehli ahvaline, diğeri  Medine ehli ahvaline ait olursa, Medine ehli ahvaline takdim olunur.

3) İki hükümden birinin zahir manası müstakil bir hükme, diger ayetin lafzı bunu iktiza ederse, müstakil hüküm ifade eden tercih olunur.

4) İki ayetten her biri zahirde kastedilen şeyi yüklenmiş olarak umum ifade ederse, bu takdirde onlardan birinin başka bir maksadı tahsise gideni varsa o tercih edilir.

Ayetler arasından zıtlık varmış gibi bir vehme düşmenin sebepleri nelerdir. Veya başka bir ifade ile, bu çeşit ayetleri hangi şekiller altında görebiliriz:

MÜŞKÄ°LÜ’L-KUR’AN ile ilgili görsel sonucua) Vuku bulan şeyin muhtelif hallerde ve çeşitli şekillerde görünmesi:

Mesela, Ademin yaratılışı bir kere Ali Imran súresinin 59. Ayettinde topraktan, el-Hicr sûresinin 26. 28. Ve 33. ayetlerinde Balçıktan, es-Saffat sûresinin 11. Ayetinde cıvık çamurdan, er-Rahman suresinin 14. Ayetinde kupkuru balçıktan oluşu ilk anda insanın nazarı dikkatini çekmektedir. Aynı insanın yaratılışı için manaları muhtelif lafızlar kullanılmıştır. Zira ayetlerde geçen “salsal” ile “hamain” aynı değildir. “Hama” da “turab” aynı değildir. Fakat asli cevher itibariyle hepsinin menşei topraktır ve yukarıda zikredilen haller topraktan neşet etmiş ve derecelenmiş oluyor.

b) Mevzu lhtilafı:

Mesela, “…. Kıyamet günü Allah onlarla konaşmaz.” el-Bakara: 174

“İşte Rabbine andolsun ki onlara, topuna yapmakta oldukları şeyleri elbette soracağız.” el-hicr: 92-93 İlk ayette Allah onlarla konuşmaz denilirken, diğerinde onlara soracak ifadesi bir tenakuz teşkil eder gibi görünüyorsa da, birinci ayetteki menfi ikram ve lütuf makamındadır. İkinci ayetteki müsbet ise tevbih ve ihanet makamındadır. Bunlar ise birbirini nefy etmez.

c) Fiil yönünden ayetteki ihtilaf:

Mesela, “ Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü onlar.” el-Emfal: 17 Bu ayette katl, kesb ve mübaşeret yönün-den insanlara izafe edilmiş ve yine onlardan tesir cihetinden nefyedilmiştir. Buna dayanarak, fiiller Allah’ın mah-lukudur, diğer bir ifade ile, Allah kulların fillerinin yaratıcısıdır, denilir.

d) lhtilaf gibi görülen husus, bazen de hakikat ve mecâz yönünden olur:

Meselâ, “ İnsanları sarhoş olmuş gibi görürsün, halbuki onlar sarhoş değillerdir.” el-Hacc: 2. Ayette, kıyametin deh-şetine izafetle mecaz olarak insanları sarhoş gibi görürsün denilirken, sarhoşluğun, şarabdan geleceği düşünülerek hakikate izafetle de, onlar sarhoş değildirler, denilmektedir.

e) iki vecihle çeşitli ayrılıkları cem etmesi:

Meselâ, “ تَوَفَّتْهُرُسُلُنَا”el-En’am: 61, “الْمَلٰٓئِكَةُتَتَوَفّٰيهُمُ ”en-Nahl: 28 اَللّٰهُ يَتَوَفَّى الْاَنْفُسَ ez-Zümer: 42,  قُلْ يَتَوَفّٰيكُمْ مَلَكُ الْمَوْتِ es-Secde: 11. Bu ayetlerde, nefislerin, resuller, melekler, meleku’l-mevt ve bizzat Allah tarafından öldürüldüğü zikredilmektedir. Müfessir el-Bagavi, bu ayetlerin arasını şöyle cem eder. Meleklerin öldürmesi kabz ve nez’, meleku’l-mevt’in öldürmesi dua ve emir, Allah’ın öldürmesi ise, ölümü yaratmış olması sebebiyledir.

Kur’anda bu gibi görünüşleri bertaraf etmek için, müstakil eserler meydana getirilmiştir. Müşkilü’l-Kur’ân hakkında ilk söz edenin İbn Abbas olduğu söylenirse de, bu alanda meydana gelen ilk eser, Ebu Ali Muhammed b. Müstenir b. Ahmed el-Kutrub (O. 206 /821) undur, Onun, Kur’an surelerine göre bu hususta güzel bir eser telif ettiği söylenir.

Kaynak: TDV Yayınları Tefsir Usulü Eserinden alınmıştır.

Lüten Yazıyı Paylaşın Ve Beğenin :
manevidestekdayanisma@hotmail.com
Facebook
Twitter
Pinterest
LinkedIn
Instagram

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir