NASİH VE MENSUH

Nasih Ve Mensuh Ne Demektir:

Kuranı Kerim’in tefsirini yapmak ve ondan ameli hükümler çıkartabilmek için bilinmesi lazım gelen esaslardan biri de nesh meselesidir. Bu meseleyi bilinmeden bir kimsenin Allah’ın kitabını tefsir etmesi caiz olmaz denilmektedir ve Hz. Ali (ra)’nin bir kassa nasih ve mensuhu biliyormusun? Hayır cevabını vermesi üzerine “sen kendini helak ettin başkalarını da” şeklinde cevap vermesi bu ilmin emniyetini gösteren delillerden birisidir.

Nesh Kelimesi Lugatta:

İzale etmek gidermek yok etmek değiştirmek tebdil tahvil ve nakletmek manalarına gelir. Istılahta ise bir nassın hükmünü daha sonra gelen bir nas ile kaldırmaktır, başka bir deyişle şer’i bir hükmün başka bir şer’i delil ile kaldırılması veya mukaddem tarihli bir nassın hükmünü muahhar tarihli Bir nas ile değiştirmek veyahutta, mukaddes bir metin ilgası manasında kullanılır. Nesh kelimesi çeşitli manalar da kullanılışının mecazi olduğu söylenmiştir.

Tefsir usulü ilminde karışık olan meselelerden birisi de şüphesiz Nesh meselesidir. Bidayette Yahudiler ve Müşrikler “Muhammed, sahabilerine önce verdiği sözünün hilafına olarak, sonradan başka emirler verdiğini görmüyor musunuz şeklinde itiraz etmek istemişlerdir. Batılı müsteşriklerin de “Allah kendi sözünü nasıl değiştirir şeklinde bir sual ortaya atarak bu meseleyi kabul etmek istememişlerdir.” Bazı kimseler de nesh keyfiyetini “el-beda” ve “et-Tahsis”le karıştırmaktadırlar.

Ä°lgili resimEl-Beda gizlilikten sonra açıklık, mevcut olmayan bir görüşün meydana gelmesidir. Bu hususta örnek olarak “ O zalimler yeryüzündeki her şeye, hatta bunun yanında bir kat fazlasına daha sahip olsalardı, kıyamet günündeki korkunç azaptan kurtulmak için hepsini feda ederlerdi. Daha önce hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından onların karşısına çıkarılacaktır!  İşledikleri kötülükler önlerine apaçık konacak, alay edip durdukları şeyler onları çepeçevre kuşatacaktır.”Zümer Suresi 47- 48

“İkisi de kapıya doğru koştular. Kadın onun gömleğini arkadan yakalayıp yırttı. Kapının yanında kocası ile karşılaştılar. Kadın kocasına dedi ki: “Senin ailene kötülük etmek isteyenin cezası, zindana atılmaktan veya elem verici bir işkenceden başka ne olabilir?” Yusuf suresinde 25. ayetini örnek verebiliriz.

Tahsis ise umumi olan bir şeyin bazı fertlerini kasretmektedir. Nesh ise şer’i bir delille diğer şer’i bir hükmü kaldırmaktır.  İki tarifte bir benzerlik göze çarpmaktadır. Neshde, bazı zamanlarda hükmün tahsisine benzeyen bir şey tahsiste ise, fertlerin bazısından hükmün kaldırılmasına benzeyen bir şey vardır.

Neshle tahsis arasında farklar vardır:

Nesh bütün fertlerinin hükmünü iptal ettiği halde, tahsis bütün fertlerin hükmünü iptal etmez. Nesh, ancak kitap ve sünnette olduğu halde, tahsis bu iki aslın dışında da olabilir. Nesh haberlerde olmaz. Halbuki tahsis haberlerde olabilir. Nesh’le tahsis böyle daha pek çok farkla ayırt edilebilir.

Neshle İlgili Ayetler:

“Biz bir ayetin yerine başka bir ayeti getirdiğimiz zaman -ki Allah neyi indireceğini çok iyi bilir- “Sen sadece uyduruyorsun” dediler. Öyle değil, fakat onların çoğu bilmezler. İman edenlere sebat kazandırsın, müslümanlara rehber ve müjde olsun diye rabbin tarafından bir gerçek olmak üzere Kuran’ı Ruhulkudüs’ün indirdiğini söyle.  Hiç kuşkusuz, “Kesin olarak bunları ona bir insan öğretiyor” dediklerini biliyoruz. Oysa ona öğretiyor dedikleri kişinin dili yabancıdır, bunun dili ise açık seçik Arapçadır.” Nahl suresi 101-103.

Mekki olan bu ayetler Kuran’ın hz. peygamber tarafından uydurulmuş olduğu görüşünü reddetmektedir. Hz Peygamberin mürüvvetini kabul etmek istemeyenler şüpheler ileri sürerek Kuran’ın bu sözlerini bazı Hristiyanlardan öğrendiğini söylüyorlardı. Ayette belirli bir isim verilmeyip, bir beşer denilmesi, mevcut olan şüpheyi kökten halletmiş oluyordu.

“ Biz bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturursak, mutlaka daha iyisini veya benzerini getiririz. Bilmez misin ki Allah her şeye kadirdir.”Bakara 106.

Bu ayette de daha önceki şeriatlerin nesh edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bazıları bu ayet, bir neshin vukuuna delalet etmeyip, ancak nesh vuku bulduğunda, nasihin mensuhdan daha iyi veya Hiç olmazsa onun gibi olması lazım geldiğine işaret eder. Mutezile de, Kuran’ın hadis ve mahluk olduğu görüşünü savunabilmek için bu ayeti kullanmaktadır.

 nesh meselesi ile ilgili görsel sonucuNeshin  Başlıca Meseleleri:

Başlıca üç mesele de ortaya çıkmıştır.

  • Prensip itibariyle nesh keyfiyeti Aklen caiz midir?
  • Caiz ise pratik olarak vaki olmuş mudur?
  • Kuranı Kerim’de nesh varmıdır.

Birinci suale bütün müslümanlar ittifak en müspet cevap vermişlerdir neshin aklen caiz olduğunu kabul etmişlerdir.

İkinci suale de müsbet cevap verilmektedir. Tevrat’ta Hz Âdem’in çocukları hakkında birbirleri ile evlenmesi tecviz edilmişken, sonradan bunlar neshedilmiştir. Keza Yahudiler için cumartesi günleri iş yapmak yasaklanmışken, İncil’de böyle bir yasak mevcut değildir. İşte bu gibi örnekler neslin pratik olarak mevcudiyetini göstermektedir. Nesh meselesi aklın kabul edilip pratik olarak Mukaddes kitaplarda vaki olduğu görülmektedir.

Kuranı Kerim’den Nesh var Olup olmaması hususunda İki görüş vardır İslam alimlerin ekserisi neshin Kuran’da mevcut olduğunu kabul etmişlerdir. Bunlar Kuranın kendisinden evvelki kitapları neshine ilaveten yani kurulmaya başlayan İslam nizamının inkişaf ve tekamülü için nesh keyfiyetini tabii bir şey olarak karşılamaktadır. Zaten nesin asıl hedefi hükümdür, akide esaslarına tesir edemez. Halbuki hükümler zaman mekan ve vaziyete göre değişebilir. Bir ihtiyaca binaen konan bir hüküm o ihtiyacın kalkmasıyla o hükümde değişebilir. Yalnız yeni gelen hüküm, fayda ve sevap bakımından birincisinden daha iyi veya onun benzeri olmalıdır. Bu görüşü benimseyenler dini vecibelerini ifasında bir kolaylık olduğu kanaatindedirler. Bir Kuran’ın ayetini ancak Kuran’ın ayeti nesh edebilir. Mütevatir sünnetin bile Kuran’ın ayetini nesh edemeyeceğini söylenmişlerdir.

İmam Şafi yanında,  Hz. peygamberin sözlerinin de. “Kişisel arzularına göre de konuşmamaktadır.  O, kendisine indirilmiş vahiyden başka bir şey değildir.” Necim 3-4 ayetlerine göre vahye telakki edileceği ve bu ilaveten Kuran metnine girmeyen hadisi Kutsi gibi metinlerin bulunduğunu ileri sürerek vahye müstenit olan sünnetinde Kuran ayetlerinin nest edebileceği kanaatındadırlar.

Diğer bir kısmı ise Neshi aklen caiz eski semavi kitaplarla mevcudiyetini kabul eder ve Kuran’ın kendinden evvelki dinleri nesh etmiş olduğunu söylerken, bizzat Kuran’ın kendi bünyesi içinde neshin olmadığını iddia etmişlerdir. Bunların en meşhuru Ebu Müslim Muhammed Bin Bahar el-isfahanidir.

Kur’an’da Mesih Reddedenlerin Görüşleri:

  • Aklen caiz olmakla beraber Kuranı Kerim’de Bilfiil vaki olmamıştır.
  • Kuranda nesh meselesi İslam akidesi ile ilgili olmayıp ancak tefsir ilminde bir sistem (mezhep)tir. Zira akaide ait mesele olsaydı inkar edilmezdi.
  • Mansuh ayetlerden maksat Tevrat ve İncildeki, yani eski şeriatlerdeki hükümlerdir.
  • Kuranı Kerim’de şu veya bu ayetin, şu veya bu ayetin nesh ettiğine dair bir Sarahat(ibarede açıklık) yoktur.
  • Neshi kabul edenler mensuh ayetin önce, nasihin ise sonradan nazil olduğuna dair birçok defalar kat’i bir delile malik (sahip) değillerdir.
  • Şu veya bu ayetin şu veya bu ayetle neshedildiğini Sarih ve kat’i bir şekilde teyid edecek Hz. Peygamberden sadır olmuş olan muttefekun Aleyh olarak kabul edilen bir hadiste mevcut değildir.
  • Nasih ve mensuh ayetlerin sayıları hakkında bile bir ittifak hasıl olmuş değildir.
  • Neshi kabul edenler, bir taraftan Neshin ancak emir ve nehiylere ait Ahkama inhisar ettiğini iddia ederlerken, diğer taraftan “ahbara” ait lafızların bile nesh olduğunu kabul etmektedirler.
  • Ahad rivayetler ile Kuranı Kerim’in ayetleri ispat olunamadığı gibi inkar da olamaz.
  • Hz. Peygamber kendisine nazil olan Kuranı Kerimi halka tebliğ etmiş katiplere yazdırmış, diğer bazı sahabeler de kendileri için mukaddes metni İstihsan etmiş, bir çoğuda ezberlemiş bulunuyordu. Daha sonra da Hz Osman mushafı ile derlenip toparlanması gerçekleşmiştir. Sıkı tetkiklerden sonra hafızların da sıkı bir kontrolünden geçtikten sonra ortaya konmuş olan bu mushaftan birkaç nüsha muhtelif bölgelere gönderilmiştir. Eğer bu mushaflarda bir kusur görülmüş olsaydı muhakkak daha o zaman reddedilir, belki de kanlı savaşlara bile yol açabilirdi. Halbuki hiç de böyle olmamıştır, bu mushaflar hz. Peygamber tarafından tebliğ edilen Kuranın ta kendisidir. İçinde nasih ve mensuh ayetlerinin mevcut olduğunu ispat etmek için ileri sürülen delillerden başka daha kuvvetli deliller göstermek icap eder.

Kuran’daki mensuh ayetlerin sayısı üzerine tam birikti fakat asıl olmamıştır bunu 200 veya daha ziyade olduğunu söylerken yine onu beşe indirilenlerde olmuştur? Suyuti bu konuda. 20 ayet olduğunu söylemek dedi. Suyuti den sonra gelen büyük ilim adamlarından Hindistanlı şahveli gittiğinde flebi ise. suyutinin mensuh ayetleri tek gelerek bunlardan 5 tanesinden kayışında Ben sorun olmadığını söylemiş.

Çeşitli eserlerde nesin3 nevine rastlanmıştır? bir hükme mensuh metni baki kalan ayetler 2 meddi mensuh hükmü cari kalan ayetler 3 hem hem hem de hükmü mensu olan ayetler. İrem Yüksel kıblenin tahvili ikinci rejim ayeti 3D ademoğlunun iki Vadi malı olsa 3 istemesindeki hırsı. gösterilebilir.

 Netice Olarak Denilebilir Ki:

Ayetlerin tarihi bir yolla izah edilip açıklanması bakımından nesh meselesi mühim bir rol oynamaktadır. Bu bakımdan Kuranın tefsirini yapmak isteyen bir kimseye çeşitli bilgiler yanında nesh meselesini bilmesi şart koşulmuştur.

Kuranın insanları ve cemiyetleri dini bir tahkik de veya başka bir deyimle, tedrici olarak yumuşatmak suretiyle kendisine yaklaştırmış oluyordu. Kuran’ı iyi anlayabilmek ve onun ayetleri hakkında doğru hükümler verebilmek için mutlak surette nesh meselesini bilme ihtiyacı vardır. Nesh konusunda. İslam uleması çeşitli müstakil eserler meydana getirmişlerdir.

Lüten Yazıyı Paylaşın Ve Beğenin :
manevidestekdayanisma@hotmail.com
Facebook
Twitter
Pinterest
LinkedIn
Instagram

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir