NEFSİ LEVVAME MAKAMI

Bismillahirrahmanirrahim

Nefs-i Levvame Makamı (Kalp Makamı):

Bu nefis makamının ikinci durağıdır. Kötülüklerle uğraşmaktan pişman olup kendisini çok ayıplayan ettiğinden pişmanlık duyan nefistir. Nitekim Allah Teala “Öyle değil, kendini kınayan nefse yemin ederim!”Kıyamet:2 buyurmuştur. Bu nefsin makamı kalptir. Mürit burada kalbi karanlıklardan ve pişmanlıklardan kurtarmak için gayret sarf etmektedir .

Nefsi Levvame Durağının Halleri:

Gidişi müridin tarikat üzerinedir. Allah sevgisinin fiillerinden ibarettir. Sıfatları arasında ayıplama, heves, fikir, ucub, işaret, halkla çekişme, cedel-leşme, kahır, Temenna, gizli riya, makam sevgisi ve şehvet tutkusu bulun-maktadır.

Bu mürid önceki gelmiş olduğu makamın üzerinde izleri ve sıfatları da bulunur. Nefsi emmarenin kısmi de olsa, nefsi levvameye geçiş yapan mürid üzerinde de etkisi bulunur. Lakin ilerlemeye azm eden mürid yol al-dıkça bu nefiste batılı batıl olarak hakkını hak olarak görülür.

Müridin şeriata ve tarikata olan muhabbeti eksilmez ve süreklidir. Namaz, oruç ve sair salih amelleri de işlemeye devam eder. Lakin bu nefiste gizli bir riya ve kendini beğenme hastalığı da vardır. Bu makamda gelişen nefsi haller müridin bilinme isteğini çoğaltır.

Bu makamda Seyri İlallah devam etmektedir. Göz görüyor, göz arıyor, kalp ona mana vermek için hikmetleri düşünüyor. Bazen pişman oluyor, bazen ise kınıyor.

Ayıplayan nefisin seyri sülükte heveslidir. Hilekarlığı da devam etmektedir.  Kendini beğendiği için kendinden geçer, temenni eder, aynı zamanda da kahır çeker. Pişman olanların yeri hızla geçilmelidir. Kalbinde pişmanlık ağacı dikili olan mürid orada durdukça meyvesinden bol bol yer. Hiddet, sinir, kin, inat yine onun en önemli hallerindendir.

Levvame Nefsin Kurtuluş Ve Selameti:

Amellerini halk için değil, Hak için yapıp amellerini gizlemekle birlikte yine de övülme arzusu sıcaklığını içinde korur. Bu hasletten de aslında tiksinir. O yüzden devamlı kendisiyle cedelleşme içerisindedir. Fakat bir türlü kurtulamaz. Eğer kalbinden söküp atabilseydi hiç tehlikesiz salih kullardan olurdu.

Müritler bu makamda nefislerini öldürebilme gayretinde olurlar. Salih ameller ve takva yolu kendilerinde bir hedef olarak yer eder. Buradaki kişiler rahat da edemezler, orada eremezler, selamet bulamazlar, hareket ettiren, durduranın da Allah olduğunu, zevk ve müşahede ettirip ihlasa da gark ettirenin ve fenaya ulaştıranın da o olduğu anlaşılınca kurtuluş ger-çekleşir. Allah’a yakınlaşmak için Mürid şerri yasaklara ihtimam gösterir sureti hakta ve kalbin yüzünde değişiklik olur. O kişi tevbe, salih ameller işler mücahede eder ve Allah’a tevekkül ederek gelen bütün kötülükleri ona teslimiyetle yok edeceğini bilir ve selametle çıkar.

Nefsi Levvamenin Hatalar İşlemesi Ve Bir Alt Makama Düşmesi:

Dünya’ya meyledip Allah’ın verdiği nimetleri helalinden toplamak gayreti ile koşturur sonuçta bir de bakar ki Tevhid’in dışına çıkılmış. Hata işlenmiş-tir. Aslında yasaklanmış olan dünya sevgisi Allah’ın verdiği nimeti kulunun üstünde görmek ister düşüncesi yanlış anlaşılır. Mürid kendini hile yapıp zühdü bir kenara bırakır dünyaya dalar işte burada hata başlar.

Sosyal hayatın içinde dostluklar kuracak, kalbur üstü insanlar, elit tabaka ve bunlarla kurulan ilişki seyri sülüke girmiş olan müridin yoluna darbe engel olacaktır. Seyri illallah devam etmekte ve kalbin tam manası ile aydınlanması gerçekleşmemiştir.

Şeytanın sureti Haktan görünen büyük hile tuzağına düşmüşlerdir. Bu hal yol arkadaşlarına ve ehline de gizli kalmaz. Müridin niyetinin karışıklığı kendini etkiler. Bu da amellerine sirayet eder. Zillete düşmekle karşı karşıyadır. Mürid bu makamda doğru ve hata ayrımını zor yapılabilir gizlinin bilinmesi gerekir.

Bu makamda iken  şeyhlik iddiasında bulunan kimselerde vardır. Biz tasavvuf erbabıyız,  bizde bu işi biliyoruz, önemli olan zahir değil batında olanları bilmektir derler. Aslında onların batini irşattan dahi haberleri yoktur. Kendilerini doğru yolun erbabı diğerleri ise şirk delalet ve muhalefet ettikleri için inkarla karşı karşıya olduklarını göstermeye çalışırlar. Maalesef olanlara karşı yardımda bulunmak isteyenlere karşıda set koyarlar bu şekilde hareket ve söylemlerle hatalarını katlarlar.

Müridin düştüğü hatalardan bir tanesi de, evlenme düşüncesinin kalp iklimini bozması sonucunda yaşanır. Nefsin istediğini veren onun köleli-ğine de katlanacaktır. 

Bu hatalara şeyhinin kendisine çizmiş olduğu yoldan ayrılması ile mürid her türlü sınırı yıkmış olur. Heva ve hevesine kapılıp mücadelesine ziyan eden kişi durumundadır. Burada bahsedilenlerin hepsi nefsi levvame’de iken yüzünü Nefsi emmareye çeviren müridin halinde bulunur.

Bu kalpte sökülmemiş köklerin etkisidir, eskinin özlemi iç kısmında saklı olarak devam etmektedir. Aslında bu arızalar daha ilk makamda halledil-mesi gerekirdi. Mürid ya aşağı makama iner ve bunu zamanla anlar nasibi varsa toparlar yoksa düşer ve yok olur.

Kalbin Çalışmaya Başlaması:

O eski hatalarına geri dönme korkusu yaşamaktadır. Kendini kınar yaptığı hatalar dan dolayı hemen tevbeye sarılır. Keşke yapmasaydım der. Çeşitli azarlamalarla kendini kınadıkça gözyaşı döker nefsini zorlayıp bu durumun giderilmesi için gayret sarf eder.

Karanlık yapının üzerindeki etkisini ve eserlerini silmenin gayreti içerisinde olduğu için depreşen her türlü eski huyu  hemen meneder. İşte Kalp çalışmaya başlamıştır. O yüzden burası kalp makamıdır. Kalp burada safileştirilip arındırılmalıdır. Rabbani nurun orada hakim olması sağlanmalıdır .

Göğsümüzdeki Kalbin İki Yüzü Vardır:

Biri sola doğru diğeri sağa doğru bakar. Sola doğru bakan taraftan şeytan vesvesesi gelir. Sağa doğru bakan taraftan ise ilham gelir. Bu tarafa Kalp denilir. Şeytanın geldiği taraftakine sadr denir. İlahi feyizler kalp tarafın-dan gelir. Kalbin diğer yüzündeki yapıda ise karanlık perdeler vardır. O perdelerin yok edilmesi gerekir. Bu çok sıkıntılı zahmetli bir iştir. Ancak bu işte istidadı olanlar tamamlar.

Nefes Ve Himmet:

Nefs-i emmare makamı müridin üzerinde değersiz maddeler bırakmıştır. Onları değerli bir maddeye dönüşebilmesi için Mürşidi Kamilin nazarına, sohbetine ve vermiş olduğu riyazat ile zikire devam eden olmak gerekir. Bu bir ihtiyaçtır bu yol bir nefesle birde himmetle geçilir.

 

Okuma Adeti: 1
Lüten Yazıyı Paylaşın Ve Beğenin :
manevidestekdayanisma@hotmail.com
Facebook
Twitter
Pinterest
LinkedIn
Instagram

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir