ÖLÜMÜN ŞİDDETİ

Mihnetlerle ve zorluklarla döşelidir kavuşma, sevgi ve muhabbet bir ateş gibidir insanı yakar. Layık olmayan birinde bu ateş dünyaya, layık olanda Allah’a doğru bir muhabbet oluşturur. “Allah bir kulu sevince, zatı ile meşgul eder.”;”Allah onları sever onlarda onu severler” Maide:54

Yukarıda anlatılan hadisi dinleyen bir sahabe sordu:
-Ya Resulallah! Hepimiz ölümü sevmeyiz. Durumumuz ne olacak?
Resulullah (s.a.v.) bunun üzerine şöyle buyurdu:
-“Bu dediğiniz, anlatılmak istenen sevmemek değildir. Şöyle ki : Mümin ölüm döşeğinde iken, Allah’tan müjdeci gelir. Dönüşünde götüreceği iyiliği de getirir. Bu hali gören mümin için, Allah’a
kavuşmaktan daha sevimli bir şey yoktur. Bu durumda, Allah’u Teala ise, ona kavuşmayı sever.
Keza, kafir ve günahkara da ölüm meleği, kötülüğünü alarak, korkutucu vasfında geldiği zaman, onun için Allah’a kavuşmak kadar ağır gelen bir şey olmaz. Allah’u Teala da ona kavuşmayı sevmez.”

Ä°lgili resimCabir b. Abdullah’tan rivayet edilmiştir.
Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “İsrail oğullarından söz ediniz. Onlar, içlerinde hayret veren garib
işlerin cereyan ettiği bir kavimdir.”
Sonra şöyle anlattı:-«Beni İsrail’den bir grup insan çıkarak, mezarlığa gittiler. Orada,
aralarında şöyle konuştular:
– Biz, şimdi bir namaz kılsak; sonra Rabbımıza dua etsek, o da bize ölülerden birini çıkarsa da gelip, bize ölümden haber verse…
Namaz kıldılar, Rablarına dua ettiler. Onlar bu hali içinde iken, bir ölü başını kabrinden çıkardı. Yüzü simsiyahtı. Alaca bulaca bir hali vardı. Onlara bu hali ile göründü ve şöyle dedi :
– Ey buraya gelmiş kimseler! Allah’a yemin ederim ki, öleli doksan yıl oldu. Hala ölüm acısı benden gitmedi. Tıpkı şimdi olmuş gibi. Allah’a dua edin; beni eski halime getirsin.
Kabrinden çıkan o şahsin alnında, secde izi vardı.

Muhammed b. Fazl, Muhammed b. Cafer, İbrahim b. Yusuf, Nadr b. Hars, Hasan’dan naklen şu hadis-i şerifi anlattılar:”Allah’ın Resulu buyurdu:«Mümine gelecek ölümün şiddeti ve zorluğu, üç yüz kılıç darbesi  kadardır.»

Hz. Ömer (r.a) bir gün Ka’ab’e şöyle dedi: Ya Ka’ab bize ölümü anlat.
Kaab şöyle anlattı:
“Ölüm dikenli bir bitki gibidir. Ademoğlunun içine girmiştir. O dikenlerin her biri, ademoğlunun bir damarına uzamıştır Bu hal içinde, güçlü biri, o dikenli o ağacı tutup çekiyor. Kopan kopuyor, kalan kalıyor.”

Abdullah b. Amr b.As(RA) diyor ki:

“…Ruhum,iğne  deliğinden çıkar gibi. Radva dağı omzuma çökmüş gibi, içinde böğürtlen çalısı var gibi,  gök yere kapaklanmış; ben ikisi arasında kalmışım gibi..”

Resulullah’tan şöyle bir hadis-i şerif rivayet edilmiştir.”Hayvanlar, ölüm hakkında sizin bildiğiniz kadarını bilseydi; hiç bir şekilde, onlarda yiyecek semiz et bulamazdınız.”

Denilir ki: ” Her mümin kula öldükten sonra, dünyaya dönmek ve yaşamak teklifi yapılır. Ancak o, ölümün şiddetinden dolayı dünyaya dönmeyi istemez. Bundan şehitler müstesna. Onlar ölüm şiddetini görmezler. Bunlar dünyaya dönmeyi arzu ederler. ikinci defa dövüşmeyi, ikinci defa öldürülüp şehid olmayı isterler.”

 

Lüten Yazıyı Paylaşın Ve Beğenin :
manevidestekdayanisma@hotmail.com
Facebook
Twitter
Pinterest
LinkedIn
Instagram

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir