SIHHAT BAKIMINDAN HADİSLERİN DERECELERİ

1) Sahih:

Senedi, aynı ölçüde adil (Günah işlediği bilinmeyen salih müslüman kişi) ve zabıt (Hadis rivayetinde ancak nadiren hata eden hadis hafızı müslüman kişi) olan raviler zinciri ile muttasıl olarak rivayet edilen, rivayetleri şuzuz (Sika ravinin kendisinden daha sika olan raviye, ya da daha çok sayda bulunan ravilere muhalefet etmesidir.) ve illetten (Hadisin subutunu zedeleyen herhangi bir gerekçe) salim olan hadistir. (Buna sahih lizâtihî denilir.)

Buna göre bir hadisin sahih olabilmesi için şu şartlar gerekecektir:
1. Senedinin kesintisiz (muttasıl) olması.
2. Ravilerinin tamamının adil ve zabt sahibi yani öğrendiğini eksiksiz-fazlasız belleyip nakleden biri olması.
3. Sika bir ravinin yine kendisi gibi bir sika ravi ya da ravilere muhalif olarak rivayet ettiği bir hadis olmaması.
4. Hadisin gizli illetlerden uzak olması.

Bir başka türü daha var ki ona (sahih ligayrihi) denilir. Hadis hem hasen isnadla hem de zayıflığı fazla şiddetli olmayan zayıf isnadlarla geliyor. Bu durumda hasen isnad ile zayıf isnad birbirini destekliyor ve rivayetlerin tümü dikkate alınmak suretiyle hadis sahih derecesine yükseliyor.

Sahih hadislerin bütününü içeren bir kitap yoktur, Ancak bunlardan büyük bir kısmı Sahihi Buhari, Sahihi Müslim, Sünen Ebi Davud, Sünen-i Nesai, Süneni İbn Mace denilen Kütübü Sitte’de yer almaktadır. Azımsanmayacak bir miktar da, müsned ve fevaid kitaplarında, hadis cüzlerinde ve daha başka hadis kitaplarında dağınık olarak mevcut bulunmaktadır.

Sahih Hadisin Hükmü:

Hadisçiler ve hadisçi sayılan fukaha ve usulculer, sahih hadisin hüccet ve gereğince amel etmenin vacip olduğu görüşündedirler, Sahih hadisin ravisinin tek bir kişi olması ya da tevatür derecesine varamayan iki üç kişi olması arasında bir fark yoktur.
Alimler sahih hadis ile, itikadi konuların sabit olması ve bu konuda sahih hadisin gereği ile amel edilmesi hakkında farklı görüşler sürmektedir. Çoğunluk, inanç konularının ancak Kuran ve mütevatir hadisten ibaret olan kesin delil ile sabit olacağı gorüşündedirler. İbn Hazm ve bazı alimler de sahih hadisin kesin ilim ifade ettiğini ve inanç konularında da hükmüyle amel etmenin gerekecegini söylerler.

2) Hasen:

Tarifi sahih lizatihi ile aynıdır. Ancak ravilerden birisinin hıfzı sahih hadiste bulunan adil ve zabt sahibi ravinin hıfzından zayıf olmaktadır. Buna hasen lizatihi’ denmektedir.

Hasen ligayrihi: Mütaddit yollardan gelen ve her birinde de basit bir zayıflık bulunan hadistir. Fakat çeşitli yollardan rivayet edilmesi sebebiyle hadis hasen ligayrihi derecesine yükselir. Belki de bazen sahih ligayrihi derecesine bile yükselir. Bu da isnadları çok olduğu zaman olur.

Hasen hadis, ilim adamları nezdinde sahih hadis gibi hüccettir. Ancak  sahih hadisle çatışma durumu olursa sahih hadis, hasen hadise tercih edilir.

Hasen Hadisin Hükmü:

Hasen hadis, bütün fakihlere göre ihticac ve kendisi ile amel edilmek bakımından makbuldür. Hadisçilerin ve usülcülerin büyük çoğunluğu da aynı görüştedirler.

Hasen li gayrihi olanlar da aynı makbuliyet içerisindedir. Zira onlar her ne kadar aslında zayıfise de, başka tariklerle takviye edilmiş olmaları ve kendileri ile çelişen başka hadislerin de bulunmaması sonucu zayıflıkları ortadan kalkmıştır.

3) Zayıf

Sahih ve hasen şartlarını taşımayan hadislerdir. Tür olarak pek çok çeşitleri vardır. Zayıflığın şiddeti açısından ise üç kısma ayrılır:

a) Zayıf

b) Çok zayıf.

c) Mevzu (uydurma).

Zayıf hadis ile amel konusunda üç ayrı görüş vardır:

a) Zayıf hadisle asla amel edilmez
b) Zayıf hadisle her konuda mutlak olarak amel edilir
cl Amellerin faziletleri konusunda belli şartlara bağlı olarak amel edilir.

Bu şartlar da:
1. Yalancı birinin yalnız başına rivayet etmiş olması gibi şiddetli bir zayıflık taşımamalı.
2. Kendisiyle amel olunan genel ve asli bir hükmün genel çerçevesi altına girmeli,
3. Amel edilirken o hadis sabit olduğuna inanılmamalı, aksine ihtiyaten amel edildiği bilinmelidir

Zayıf hadisleri toptan red taraftarı olmayanların düşünceleri ise şöyle özetlenebilir:

-Bir gruba göre zayıf hadisleri sadece terğib-terhib, vaaz ve nasihat gibi konularda amel edilebilir. Ahkam ve akaid konuları dışında kalan bu gibi mevzularda uydurma olmamak şartıyla hadislerin zayıf olduğuna işaret etmeksizin dahi nakledilebilir.
-İbnul-Hümam’a göre zayıf hadisle müstehaplık sabit olur.
-Ahmed b. Hanbel ise, başka bir hadisin bulunmaması halinde ahkam konusunda bile zayıf hadisle amel edilebileceği görüşündedir.
Öyle görülüyor ki, alimlerimiz zayıf hadislerin bir çırpıda terk edilmesi ve hiçbir şekilde dikkate alınmaması görüşünü pek isabetli bulmamışlardır.

Kaynak: Ayet ve hadislerle İslami hayat- İzzeddin Belik

Lüten Yazıyı Paylaşın Ve Beğenin :
manevidestekdayanisma@hotmail.com
Facebook
Twitter
Pinterest
LinkedIn
Instagram

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir