YARATMA VE MÜLKÜN SAHİBİ

Allah her şeyin yaratıcısıdır. O her şeye şekil veren, ölçüsünü koyan, yolunu da gösterendir. O yarattıklarına bir ömür biçer, yaratma için bir kalıba ihtiyaç duymayandır. Ona ol demesi  yeterlidir. Onun işi göz kırpması gibi anidir. İçtiğiniz sudan, yerden biten nebatattan ve  yarattığı çeşitli hayvanattan yararlanmanızı sağlayan odur.

Kainatı Allah azze ve celle boşa yaratmamış,  sema ve arz bitişik iken onları ayıran,  hangimizin daha güzel işler yapacağını denemek için  yaratandır. Mükellef olarak seçilen  varlıkların bazıları yalan, isyan ve şirke düşüp Onu inkar etmeye  Ona çocuk isnat etmenin  peşine düştüler akledemedikleri bu iş  helaklarına neden oldu.

Göklerde ve yerde ne varsa oyun için yaratılmadı bir gaye ve belirli bir süre için yaratıldı. İnkar edenler yaratıcının ne rezzak oluşunu  güç ve kudret sahibi olduğunu örte bilirler.

Tüm canlılar sudan yaratılmışlardır. Geceyi ve gündüzü Güneş’i ve Ay’ı yaratıp her biri bir yörünge üzerinde yüzmektedirler. Onlarsa bu güç ve kudret ve ilim sahibi karşısında iman etmemek için yalanlama yoluna tutmaktadırlar.

Yaratma sadece Allah’a mahsussa  demek ki  mülkün yönetimi de onundur. Evvel ve Ahir  olan  odur her şey ona döndürülecektir. Allah CC. hiçbir şeyi kendine ortak kabul etmez mülk onundur.  Alemi yöneten mutlak İlim ve kudret ve hikmet sahibi olan Allahtır.

Onun kainatı yönetimi bir sistem üzerine kurulmuş  görevlendirdiği melekler ile sistemi ve buyruklarını yerine getirtir. Buna ihtiyacı da olmayandır. Canlı cansız ne varsa Allah CC. egemenliği karşısında boyun eğer o yüzden Allah cc. insanları ve cinleri kendisine teslim olmaya çağırır. İnsanlar ve cinlerden bazıları bu çağrılar karşısına görevlendirilen peygamberlere uydular kimileri de küfürlerini artırarak peygamberlerini ve gelen kitap ve emirleri yalanladılar.

Bu çağrılar karşısında insanlıktan uzaklaşanlar öze dönemeyenler verdikleri sözü unutanlar dünyada şeytana kapılanlar oldular,  sonuçta da ebedi azaba duçar olacak olan kişiler oldular.

Bize canı emanet olarak veren aynı zamanda onu bizden alacak olandır. Dönüşümümüzü sağlayacak olanda o olacaktır. “Göklerin ve yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi güçlüdür bağışlayıcıdır” Sad 66

Her şeyi altı günde yaratan ve çeki düzen veren sadece ol demesi ile bunu gerçekleştiren sonra hiçbir hükümdar olmaksızın ortaya çıkan tahtını arşın üzerine yerleştiren odur. o bizlerden sadece çağrıya ve çağırana uymamızı istemektedir.

Öğrenmek, ilmin artması için soru sormak başka, küçük düşürmeye çalışmak için soru sormak başka olsa gerek o kendisini tevhid etmemizi, ona ibadet etmemizi istemektedir. Verilen nimetler karşısında kendisini bilmemizi, ona teslim olmamızı bize ayetlerinde örnekleriyle anlatmaktadır

Unutmayalım bizler ona muhtacız eğer gökten su acı olarak inseydi  tatlı su nerede bulacaksınız? Her an yeni bir yaratma içerisinde olanın size verdiği nimetlerin haddi hesabı yoktur.
Gizlediklerinizi ve açığa vurduklarınızı bilen  Gaybın anahtarınıda  katında tutandır. Ondan başka kimse onların neler olduğunu bilemez. Onun bilgisi bilgisi dışında yaprak dahi düşmez iken sizden sadece şükretmeni istemektedir.

O hiçbir şeye muhtaç değildir size verdiği rızıklardan dolayı da mülkünden bir eksilme olmaz. Her bir katmanın bir kilidi bir geçiş kapısı vardır o müsaade etmezse kimse geçiş yapamaz. Her şey onun izniyle gerçekleşir  onun katında büyüklenme olmaz. Yarattığı tüm melekler onun emrini yerine getirmek için görevlerini harfiyen yerine getirirler o bizim vekilimizdir.
Havada uçan kuşları uçakları tutan kimdir? Bu icatların yapılmasını Adem’e öğrettiği isimlerle veren yeryüzünde imarla seni halife kılan kimdir? Odur insan mülkün sahibi karşısında iman eder ya tuğyan eder.

Ya Rabbi mülkün sahibi sensin. meleklerin Gök gürlemesinde korkuyla seni yüceltirken bizler tabiat olayı diyoruz geçiyoruz. Rabbim bizlere iman ver  hataya düşenlerden eyleme, şeytanın tuzakları karşısında ayaklarımızı kalbimizi dinin üzerine sabit kıl. Ey iki doğunun ve iki batının Rabbi olan Allah’ım senin güç ve kudretini her şeyi kuşatmıştır. Ey yedi göğü ve yerden de bir o kadarını yaratan Allah’ım  senin gücünün karşısında sana eksiklikler yönelip isnatlarda bulunmaya çalışanların şerrinden Sana sığınırız.

Yeryüzünü fesada ve kana bulayan, kendi güçlerini kabullendirmek için insanlara tuzak kurmaya çalışanlar  bir zamanlar cinlerin yeryüzünde yaptığını yapmaya çalışıyorlar. Cinler dediler ki “yeryüzünde kalsak da Allah’ı aciz bırakmayacağımızı anladık dediler.”

Şeytanla anlaşma içerisinde olanlar azgınlaştıkça zulümlerini artırırlar  kan dökerler döktükleri kanın üstünü kapatmak için nizam için hareketler olarak gösterirler. Bazı ülkelere maddi destekle göz boyarlar. Rabbim ssen tuzak kuranların en büyük tuzak kurucususun sonunda senin gücün karşısında boyun eğeceklerdir. Allah’ım sen güçlüsün bilgesin hükümdarlık sana aittir senin gücün her şeye yeter.

Lüten Yazıyı Paylaşın Ve Beğenin :
manevidestekdayanisma@hotmail.com
Facebook
Twitter
Pinterest
LinkedIn
Instagram